Kürtlerin okuma yazma oranının düşük olmasını devlete bağlamışsın. Fakat daha 18 yaşında, Niğde dışına ömründe çıkmamışken Mardin'e öğretmenliğe gönderilen babam seninle aynı fikirde değil. 20 yaşında Cizre'ye gönderilen annem de aynı fikirde değil. Ömrünün baharında tanrının unuttuğu dağlarda şehit düşen yüzü aşkın öğretmen de iddia ederim ki seninle aynı fikirde değildir. Tabi seninle aynı fikirde olanlar da var. Örneğin şıhın emri üzerine onuncu çocuğunu yapanlar, solculuk kisvesine bürünüp Kürt ırkçılığı yapanlar, Kürt halkının refahının artmasını isteyip de asimilasyon bahanesiyle nüfus kontrolüne karşı olanlar, dağa çıkmaya cesaret edemeyip orda burda Kürtçülük yapanlar seninle aynı fikirde olabilir.
Ben sorunun ne Kürtlerin eğitim düzeyinde ne de refah düzeyinde olduğunu düşünüyorum, bunu önce belirteyim. Kürt illerinde eğitim düzeyinin ve refah seviyesinin düşük olması sorunun nedeni değil sonucudur. Egemen devletinin vahşi sömürüsüne maruz kalan tüm topraklarda bu böyle olagelmiştir. Özgür gelişimin engellenmesi bu tarz sonuçları doğurur. Sen Filistin hakkında "Araplar eğitimsiz, cahil, gerici, bir sürü çocuk yapıyor" diyorsan en azından kendi içinde tutarlı olursun. Yok bunu demeyip hala "Kürt nüfus artışı durdurulsun" şiarının utangaç versiyonu olan kampanyaları alkışlamana rağmen başkalarına ırkçı diyerek komik duruma düşersin.
Söylesene bana kaç Türk var Diyarbakırda?
Söylesene kaç Türk ulusal kimliğini inkar etmediği için işkenceler gördü, katledilip kuyulara atıldı?
Binlerce Kürt bu şehirlerde hiç bir sorun olmadan Türklerle aynı haklara sahip yaşıyorlar. Hangi halkın ezikliğinden bahsediyorsunuz siz? Kürt göçleri diğer halkların yaşam alanlarını daraltıyor, kürltürlerini ve yaşam standartlarını bozuyor.
Rahatınız mı bozuldu efendim Kürtlerin göçünden? Köyleri yakılan, tüm yaşam olankları ellerinden alınan, göçten başka çare kalmayan, göç edince de şehirlerin en unutulmuş yerlerinde zar zor geçimini sağlayan Kürtlerin göçü mü sizin rahatınızı bozdu? Eh, umrumda bile değil açıkçası ama umrumda olan bir şey var, kendi ırkçı önyargılarından dolayı kaynaklanan rahatsızlıklarını "diğer halkların yaşam alanı daralıyor" diye sunman.
Elbette ayrılık istemezler çünkü Batı şehirlerinin parasını yemeye alıştılar, onlar da biliyor İstanbulun, İzmirin parası olmasa Diyarbakırda kanalizasyon işlemez. Elbette bağımsızlık istemezler. Hem özerk olacaklar hem de hayatlarını, kültürlerini benim paramla finanse etmeye devam edilecekler. Sıkıldım ben. Ve tek sıkılan da ben değilim. Asalak kardeşlik yeter diyen Türklerin sayısı çoğalıyor benden söylemesi.
Yüzsüzlüğün bu kadarına pes demek istiyorum, bunu gördüm ya artık kelimeler kifayetsiz kalıyor. "Yahudiler sizin sorunlarınızın temeli" şeklindeki Nazi propagandasından tek farkı yok bu yazılanların. Kürtler, dilleri/kültürleri kesin olarak yasaklanmış olan, hayatları Türk egemenlerinin dudakları arasında olan, köyleri yakılan, zorunlu göçlere tabii tutulan, batıda "bunlar da geldi burayı kirletti" önyargılarıyla karşılaşan, ipleri devletin evletinde olan faşist çetelerinin saldırılarına uğrayan, batı kentlerinde işçi sınıfının nüfuslarına oranla en büyük parçasını oluşturan Kürtler aslında ezilen değil, ezen ulusmuş! Goebells bile bu kadar zıvanadan çıkmamıştı. Yahu İzmir'de, İstanbul'da, Ankara'da ne yaratılıyorsa bu işçiler -ve bu işçilerin büyük bölümünü oluşturan Kürtler- sayesinde yaratılıyor. Ne asalaklığından bahsediyorsun sen? Burada bilgisayar başında ahkam kesen sen değil de, işsizlikle boğuşan, iş bulduğunda hiçbir güvencesi olmayan, artı-değer sömmürüsüne en çok maruz kalan Kürtler mi asalak? Dilleri, kültürleri, kimliksel varlıkları reddedilen Kürtler mi asalak? Türk egemen sınıfları ve onların devleti tarafından sömürülen topraklarında tek bir söz hakkı olmayan Kürtler mi asalak? Herhalde kölelik hala varkenbir efendi kölelerine "sizinle asalak bir birlikteleiğim var" deseydi anca bu kadar saçmalayabilirdi. Türk ve Kürt halkları arasında bir kardeşlik olacaksa bu eşitlik ve özgürlük temelinde olacak. Ezen ulus, ezilen ulusun olduğu yerde kardeşlik olmaz. Bir ulusun zorlar boyunduruk altında tutulduğu yerde kardeşlik olmaz. Kürtleri tehdit olarak algılayan ırkçı şovenizmin çöplüğe gönderilmediği yerde kardeşlik olmaz.
Zaten bu ülkede insanlar ben kürtüm özerk olucam yok ben ermeniyim şöyle yapıcam yok ben rumum böyle yapıcam diyor bir biz Türk olduğumuz söyleyince milleytçi faşist damgası yiyoruz.
Türk olduğunuzu söylediğiniz de "faşist" diyen yok size. Al ben de söyleyeyim: Ben Türk'üm. Faşist mi oldum? Hayır. Demek ki Türk olmak, ya da bunu belirtmek insanı faşist yapmıyor. Kürtlerin ve ulusal azınlıkların haklarını yok sayma, bunların zor yoluyla bastırılmasını alkışlama faşist yapıyor.