Oyun Basınının En Büyük Skandalları!
Furkan Faruk Akıncı, Sinan Akkol, Ali Sezgin Salı, 23 Şubat 2010
Oyun Basınının En Büyük Skandalları!
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Bu makale Oyungezer Dergisi’nin 26. sayısında yayınlanmıştır.

Hani medyanın kalitesini sorgularız ya sıklıkla, özellikle de çok satan gazetelerin internet sitelerinin attığı manşetler genel dalga malzememiz olur… Giyinik siyaset yapanı bile bulmak zorlaşır bazen, eğer gündemi bu sitelerden takip ediyorsanız. Hele ki iki medya devi(!) çarpışıyorsa iyice çekilmez bir hal alır ortam ve anında bel altı vurmacalar başlar.

Ticaret, basın, bürokrasi… Bu sözcükleri çirkinleştirenlerden kaçmak istersiniz ve gerçek dünyanın kavgalarından uzakta duran, tek derdi sizi büyülemek olan oyunların dünyasına sığınırsınız. Heyhat, ya oyun basını da yapıyorsa aynı şeyi? Kaçtığınız yerde de aynı çukura düşüyorsanız? Neyse, bir “iç dökme” olarak giren dosya konumuzun içeriği, irili ufaklı çuvallamalarıyla oyun basını… Ne ararsanız var burada. Aslını astarını araştırmadan yanlış haber giren, oyunu eksik inceleyen, yüksek not vermek için söz veren, oyunu hiç incelemeden düşük not verip çuvallayan, dosya konusu çalan… Tekmili birden!

Biz yok muyuz arada? Biz de varız tabii :)




supreme_commander__logo.jpg




GAMEPRO SUPREME COMMANDER’I BEĞENMEYİNCE
gamepro_kapak.jpg
Supreme Commander çıktığı zaman gayet iyi notlara layık görülmüştü. Oynayan hemen herkes çok beğenmiş ancak ünlü Gamepro dergisi oyunu yerden yere vurmuştu. Oyun için “oynamak neredeyse imkânsız” diyen editörler, ortalaması o sırada %90 civarında gezen oyuna 10 üzerinden 5 vermişti. Bunun üzerine ünlü Neogaf forumlarında bir kullanıcı Gamepro’nun o sıralarda çıkmak üzere olan Command & Conquer 3’ün çıkışını gölgede bırakmamak adına Electronic Arts’tan para aldığını iddia etti. E, haliyle ortalık birbirine girdi…

Gamepro’nun incelemesi oldukça kötüydü. SC’yi bilenler bilir. Öyle birkaç saatte kavramak mümkün değildir bu oyunu, tam olarak idrak edip tüm kontrollerine hakim hale gelmek için bir 10-15 saate ihtiyaç vardır ve ancak o vakit tadı ortaya çıkar. İşte oyuna o 10 saati verenlerin çoğu Gamepro hakkındaki iddiayı da gerçekçi buldu, konu ciddiye bindi. Firmalardan birbiri ardına böyle bir şey olmadığına dair basın açıklamaları geldi. Bir süre sonra forum kullanıcısı Gamepro’nun gelişigüzel not verme sistemini eleştirmek için bunu yaptığını ve elinde hiçbir delili olmadığını açıkladı. Olay bu şekilde kapandıysa da hâlâ kafasında bir "acaba" olan oyuncu sayısı hiç de az değil.






eurogamer_logo1.jpg



İKİ SAATTE DARKFALL ONLINE İNCELENİR Mİ?
darkfall_logo.jpg
Oyungezer’de Ali tarafından incelenen ve 9,2 gibi muhteşem bir not alan Darkfall Online, en saygın sitelerden Eurogamer tarafından yerden yere vuruldu. Oyun, Eurogamer tarihindeki en düşük notlardan biri olan 10 üzerinden 2’ye layık görülmüştü. Bunun üzerine Darkfall oyuncuları adeta koalisyon ilan edip forumlarda Eurogamer’ı topa tutmaya başladılar. Kızılca kıyamet kopmuştu.

Asıl bombayı patlatansa yapımcı Aventurine oldu. Darkfall'un yapımcısı Aventurine, Eurogamer’a inceleme için verdiği hesapların oyunu toplam oynama sürelerini yayınlayınca yer yerinden oynadı. Çünkü Eurogamer’a sağlanan iki adet hesapla Darkfall Online toplamda sadece 2 saat oynanmış ve hesaplara 13 defa giriş yapılmıştı. Aventurine bununla kalmadı ve toplamda sekiz karakter yaratıldığını, hesapların işlevsel sürelerinin çoğunun buraya gittiğini açıkladı. Kaldı ki incelemede verilen bilgi ve ekran görüntüleri oyunun başlangıç noktasını bile aşamıyordu. Baskılara dayanamayan Eurogamer, Darkfall Online’ı dışarıdan telifli bir yazara yazdırdıklarını ve kendisiyle artık çalışmayacaklarını açıkladı. İngiltere’nin en eski ve başarılı oyun editörlerinden Kieron Gillen tarafından yapılacak ikinci bir inceleme teklif etti ancak Aventurine bunu kabul etmedi.

Eurogamer yine de ikinci incelemeyi yayınladı. Bu kez not 10 üzerinden 3’e yükselmişti ve oyun hakkında daha tutarlı eleştiriler yapılıyordu. Fakat inceleme açık bir şekilde oyuna hakkını vermekten çok uzaktı. Eurogamer ilk incelemede yaptığı hatayı tamamen kapatmak yerine, hatasının arkasında durmayı tercih ederek prestij kaybetti.