Mevsimlik
Tuğbek Ölek Çarşamba, 16 Temmuz 2008
sonbahar.jpgDünyanın en az yazılan günlüğü bu olsa gerek. Ekim ayında üç kişi üç yazı yazıp bırakmışız. Böyle olmaz ki günlük. Gün be gün yazıldığı için günlüktür, bu olsa olsa yıllık hadi bilemediniz mevsimlik olur. Ama koca bir kış ve ilk baharı atlamışken ona bile pek dilim varmıyor.

 
Aslında siteye bu günlüğü eklerken gün be gün bir şeyler yazalım, Oyungezer macerasının derli toplu bir kaydı olsun istemiştim. Sonradan aramıza katılanların, Oyungezer'in tarihçesini eşeleyebilecekleri bir yer. Ama gelin görün ki yazan olmadı bu boynu bükük günlüğe. Halbuki içimizde ne günlük canavarları var kendi sitelerinde her gün birşeyler yazan. Sanırım bir parça çekingenlik söz konusu. Halbuki ne gerek var...
 

Neyse aylar süren bir gecikmeden sonra sazı elimize aldık madem bir kaç parça anlamlı şey anlatalım. Okurun kafasından bir kaç soru azaltalım.

 
Mesela şu derginin geç çıkması hadisesi.  Pek çok okur derginin çıkışını beklemekten muzdarip. Aslında haklılar da, biz nasıl heyecanla beklediğimiz oyunlar ertelenince dert yanıyoruz elbette onlar da sabırsızlanacaklar. Ama bir de derginin her ayın birinde çıkmamasını okura saygısızlık addedenler var. Bunu anlamak zor işte. Çünkü bana sorarsanız bizim okura karşı asıl sorumluluğumuz doğru ve doyurucu bir içerik hazırlamak. Okur dergiyi aldığında içerik boşsa, okuması keyif vermiyorsa, yalan yanlış şeylerle doluysa o zaman bu saygısızlık olur. Okurun bu dergi için ödediği paranın karşılığını vermemiş oluruz. işte bu sorumluluk yüzündendir ki, eğer dergiyi tam yapmak için bir kaç gün gecikmemiz gerekiyorsa elbette gecikeceğiz. Ay başında yarım bir dergiyi piyasaya sürmenin, yayıncı baskısıyla bug dolu bir oyunu piyasaya sürmekten ne farkı var? Ondan sonra oyunlar için yama çıkarır gibi eksik içeriği siteden mi vereceğiz? Yok bu hiç bize göre değil.

 
Aslında derdimiz illa ayın birinde çıkmak olsa hiç de dert değil bu. Zaten en geç ayın 5'inde bütün yazılar dağıtılır, 15'ine toplanır, yollarsın grafiğe, bir haftada tasarlanır, misler gibi ayın 25'inde piyasadayız. Zor bir şey mi, hiç de değil. Ama yazılan her yazıyı 3-4 kez kontrolden geçiriyor, beğenilmeyen yazıları tekrar yazılması için geri yolluyor, ay ortasında yeni materyal geldikçe sayfa planını alt üst ediyorsanız elbette ayın 25'inde piyasada olamazsınız. Dergi için yaptığınız her şeyin belli bir süre maliyeti var. Ay başında belirlenen dosya konusu fikri beklendiği gibi şekillenmiyorsa, çizer üstünü yeni bir dosya konusuna girişirsiniz. Bunu yaptığınız zaman derginin çıkışını geciktireceğini bilirsiniz. Ama dergi piyasaya çıktığında içinde gerçekten okumaya değer dosya konuları olacağından emin olmak istiyorsanız bunu göze alacaksınız. Ya da benim sorumluluğum dergiyi ay başında rafakoymak der, olduğu kadarıyla basarsınız derginizi. Ne dergi içindeki bilgilere doğruluk kontrolü yaparsınız, ne derginin çizgisini aşağı çeken yazıları daha iyileri ile değiştirirsiniz. Hem patronunuz da mutlu olur, hem okurunuz için yeterince iyidir dergi.

 
Bizim içimize sığmıyor bu zihniyet işte. Şeytan dürtüyor ay sonunda değişiveriyor birşeyler. Çünkü bizim için "bu okura yeter bu kalite" gibi bir mantık yok. Çünkü "yeter kalite" diye bir değer yok. Yapabileceğinizin en iyisini yapmak zorundasınız. Elbette derginin kalitesine sınır koymayınca tutup üç ay da çalışabilirsiniz bir sayı üzerinde. Ama bu noktada bizim rehberimiz Antoine de Saint-Exupery'nin şu meşhur sözü "Mükemmeliğe, eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında ulaşılır". Evet, çok fazla Civilization oynuyoruz hala, derdimiz bu.

 
Tabii bir de bu konu var hala çok oyun oynuyoruz. İnsan çok oyun oynayınca, bir oyuna kaptırıp da saatin sabahın altısına geldiğini görünce işleri de aksıyor. Bu yüzden de  gecikebiliyor işler biraz. Ama bu yüzden kim kızabilir ki bize? Yazılarını en geç verenler hep en çok kendini oyuna kaptıranlar, ne yapalım şimdi dergi zamanında çıksın diye çok oyun oynayana yazı vermeyelim mi?

 
Okura saygısızlık oyun oynamayan insanların dergi yapması mı? Bilgilerin doğrulanmaması mı? Yazı kalitesinin bir aşağı bir yukarı gitmesi mi?
Yorumlar (Yeni yorumlar üstte)

3.25 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."