İngiltere (tüm ligleri), İspanya (2. Lige kadar), Almanya (2. Lige kadar), İskoçya (tüm ligleri), Fransa (2. Lige kadar) ve Türkiye'nin tüm ligleri ile açtığım oyuna, işsiz olarak başladım. İlk haftamda Mersin İdman Yurdu ve Alibeyköy takımlarından teklif aldım. Alibeyköy evime yakın olduğu

ve içler acısı bir durumda olduğu için onları seçtim. Haftalığım £550. İyi kazanıyorum vesselam başlangıç için. Takımın transfer bütçesi £10K idi.
Başkan hedefimi iki sene boyunca ikinci ligden (aslında üçüncü lig oluyor) düşmemek olarak belirledi. Oyuncular arasında hava hakimiyeti hiç yok denecek kadar az olmasına rağmen cepheden gelen şutları durdurma kabiliyeti olan bir kalecim ve "az koşar", topa "eh işte vurur" kalitesinde bir golcü ile "pres mres takmam, ortada takılırım" diyen bir orta saha oyuncum sadece ilk 11'e girme şansına sahipti. Takımın geri kalanı 45 dakika boyunca koşabilecek ciğere bile sahip değildi. Bende önce takıma sağ sol bekler olmadan üç defans, iki libero, üç iç orta saha, iki kanat ve o topa vurayım mı vurmayayım mı diye düşünen golcü oyuncu ile ilk onbiri kurdum. Dostluk maçlarının üçünü basit takımlarla oynadım ve galibiyet alamadım. Birde nasıl düşürdüysem, para kazanayım diye Herenveen ile son hazırlık maçımı yaptım ve 6-0'ı gördüm. Taraftarlar bu son mağlubiyete bayağı bir sinirlendi. Başkan beni çağırıp, "iyi de kardeşim biraz düzelt şu takımı" dedi. Yedi gün sonra kendi sahamızda çıktığım ilk maçımda aslında o kadar da formda olmayan Sarıyer'e 1-2 yenildim. Devam eden dört maç:
Bucaspor (D) 4-0, bu maçtan sonra 3-2-5-1'i bırakıp, 4-4-2'ye döndüm...
Turgutluspor 3-0, ilk galibiyetim, her halde takımı topladım demiştim ama...
Türkiye Kupası 1. Turu: Altay (D) 1-0, dakika 90'da yediğim gol çok kötü yaptı beni

Tepecik Belediyesi (D) 1-0, inanamıyorum neler oluyor? Ligde son sıraya demir atmış durumdayım...
Dardanel 1-1, bu maçı kazanmalıydım, ama Dardanel ligin iyi takımlarından biriydi...
Maltepe (D) 1-2, ilk defa ne akla hizmetse (kendi kendimi gaza getirdim), ligin dördüncüsü olan Maltepe teknik direktörüne sizi kesin yeneceğiz dedim. Adam bana ertesi gün "hehehe, Alibeyköy bu sene kesin küme" dedi. Benim forvet bu tip durumlarda gaza gelen bir adammış, sapık işte

maça çıktı dakika 20: 0-2. İkinci yarı paso defans yaptık, 1-2 bitti, çok sevindim...
Pendikspor 0-1, daha ne diyeyim. Bir Fener bir de Alibeyköy çekti bu Pendik'ten. Tam da belimizi doğrulttuk derken.
Küçükköyspor (D) 1-2, ligin ilk yarısının son maçına galibiyetle çıkacağım. Bu maçıda mağlup bitirebilirdim, çünkü orta saha oyuncularımdan biri 2. golden sonra karşı takımın forvetine dirsek attı ve kırmızı kart ile veda eti maça. Maçtan sonra uyarı verdim ve kabul etti

Biletini keseceğim bir daha yaparsa.
İzmirspor ligin ikincisi ve büyük bir olasılıkla mağlup olacağım. Ama ligde şu anda 10 puan ve -3 averajla 6. durumdayım. 10.'nun 6 puanı var ve sanırım ligin ikinci yarısında takımı toplayıp ilk beş içinde bitirebilir ve başkanı az da olsa mutlu edebilirim.
Eğer böyle müthiş anlar yaşatabilen bir oyuna dibe vurmuş diyorsanız, umarım 2009'da tavan yapar ve ben kendimden geçip havalara uçarım. Sağolasın SIGames