Üye İşlemleri
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıp Parola?
Kayıt Ol
Giriş / Kayıt
Ana Sayfa
Forum
Oyungezer'de Bu Ay
Oyunlar
Haberler
Hileler
Profilim
Arama
Okunmamış Yeni Mesajları Göster
Mesajlarıma Yazılan Yeni Cevapları Göster
En son gönderilen mesajları göster
Football Manager 2008
Ara
Oyungezer Forumlari
>
Oyunlar
>
Simülasyon
>
Menajerlik
> Konu:
Football Manager 2008
Sayfa:
1
...
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
[
27
]
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
...
50
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
izhak
Alpha Üyesi
«
Yanıt #260 :
20 Mart 2008, 22:52:47 »
Tabii ki.Fikstür bölümünden "Arrange Friendly" butonuna tıklayıp hazırlık maçı ayarlayabilirsin.Hatta istersen bir kaç günlük tur, turnuva falan da düzenleyebilirsin.Yalnız kendi evinde düzenlediğin hazırlık maçlarında rakip takıma bir miktar para vereceğini unutma.
Logged
Betrayal
Alpha Üyesi
«
Yanıt #261 :
22 Mart 2008, 02:46:48 »
Merak ediyorum, özellikle CM 03-04'te Davide Possanzini ve Toledo (Catanzaro'lu) ile kanatları uçurarak oynayan bir arkadaşımız var mıydı? Bu iki oyuncu sonra gelen FM'lerde hayır etmemişti; ama CM'de harikaydı ikisi de.
Logged
Flashwade
Alpha Üyesi
«
Yanıt #262 :
22 Mart 2008, 12:40:26 »
Possanzini değilde Toledo'yu hep alırdım ben.
Sola Montolivo veya Morten Gamst Pedersen.
Logged
Marquez
Alpha Üyesi
«
Yanıt #263 :
22 Mart 2008, 23:39:15 »
Amma dram teknik direktörü oldum oyunda ben... İşte hikayem (uzuncana azıcık)
Kayserispor'u seçerek başlamış, yönetime Avrupa'ya katılırım diye güvence vermişti. Hazırlık maçları sonuçları çok ta iç açıcı değildi, ancak son maçta, deplasmanda Bolton'a alınan 1-0 galibiyete herkes sevinmişti.
Lig başlayınca, takımdan büyük umutlar vardı, ancak Kayserispor çokta başarılı değildi. Ligde her maçta bir şekilde gol yeniyor, sonra düzeliyor ama geri kalanı gelmiyordu. UEFA'da ise durum farklıydı. Takım UEFA'da harikalar yaratıyordu. Yönetim tadını çıkar gibi bir direktif vermişti. Eleme turunda St. Pat's Athletic adlı, adı sanı duyulmamış bir İrlanda takımıyla eşleşti Kayserispor. Türkiye'de şok bir yenilgi alınmasına rağmen, İrlanda'da alınan 5-0'lık skor herkesi mutlu etmişti. Kaptan Mehmet Topuz'un mükemmel oynayışı, herşeyi daha da güzelleştiriyordu.
Arada Türkiye Kupası'da başladı. Ancak Ivankov sakatken oynanan maçta, takım hayal kırıklığı yarattı. Yedek kaleci Hasan Sönmez'in antrenmana ihtiyacı olduğu anlaşıldı. Kayserispor, Kocaelispor'a karşı, eleme turunda 1-0'lık bir mağlubiyet alarak kupaya havluyu erken attı.
UEFA'da ise, 1.tur Portekiz ekibi Braga'ya karşı alınan 3-2 ve 2-1 lik galibiyetlere geçilmiş, ve gruplara kalınmıştı. Everton, Leverkusen, AEK, Lazio ve Kayserispor aynı gruba düşmüştü. Kayserispor'un gruptan çıkma şansı çok değildi, çünkü stadı büyük değil ve eş statüde sayılabilecek bu takımlardan (hepsi büyük takımların genelde bir arkasındaki ekipler) diğer hepsinin stadları gayette kaliteli ve büyük stadlardı. Ayrıca hepsinin Avrupa tecrübesi, bu Anadolu ekibinden daha fazlaydı.
Ligde ise işler hiç hoş gitmiyordu. Artık taraftarlar ve yönetim huzursuzlanmaya başlamıştı. Teknik direktör de başka bir klüp aramaya başlamıştı. Otoriteler, bu dargınlığı kurtarabilecek tek şeyin UEFA’da bir üst tur olduğunu konuşuyordu.
Takım, ligde beraberlik üzerine beraberlik alıyordu. Zaten iyi olan forvet hattına ( Cangele, Iglesias, Gökhan Ünal) bir de Rolando Fonseca takviyesi yapılmıştı. Ancak yine de gol bulamıyorlardı. Orta saha ise güvencedeydi, takımın kaptanı Mehmet Topuz her maçta mükemmele yakın bir performans sergiliyor, ancak takımı kurtaramıyordu. Derbi maçlarında ise muazzam bir oyun sergileniyor, tabiri caizse hayvan gibi oynuyordu takım. Ligde namağlup lider giden Fenerbahçe’ye karşı alınan beraberlik, ve Galatasaray galibiyeti herşey iyileşecek mi sorusunu akla getirse de...
...UEFA’da bir üst tur gelmedi. Everton’a Kayseri’de 1-0 kaybedilmiş, AEK ileyse Yunanistan’da berabere kalınmıştı. İtalya’daki Lazio maçı, fark çok olmasada (2-0), takım için tam bir rezaletti. Maçı 9 kişi bitirmişlerdi. Sondan bir önceki hafta Leverkusen’le Kayseri’de 1-1 beraberlik, takımın çıkış şansını tamamen yok etmişti. Bütün maçlar oynanmıştı, ve son hafta pas geçilecekti. O haftada, dördüncü ve beşinci sıradaki AEK ile Leverkusen’in maçı vardı. Kayserispor’un puanı bir fazlaydı ikisinden de, ancak averajı AEK’dan daha kötüydü. Yani, her halükarda takım çıkamıyordu. İki takımdan biri kazanırsa 2 puan önde çıkacak, beraberlik olursa da averaj farkıyla AEK tur atlayacaktı. Öyle de oldu. Selanik’te, iki takımda yenişemedi ve AEK turu geçti...
Bu teknik direktöründe Kayserispor macerası böylece sona erdi.
Devamı, çaydan sonra.
Logged
Marquez
Alpha Üyesi
«
Yanıt #264 :
23 Mart 2008, 11:39:56 »
O sırada, teknik direktörlük koltuğu boş olan birçok takım vardı. Birçoğu saçma hayallerden öteye gidemezken, bazıları gayet mantıklı hedeflerdi. Ligde Kayserispor’un bir altındaki sırada bulunan Trabzonspor’da bu koltuk boştu. Önce oraya başvurdu Cem. İşi alacağını düşünüyordu, ama Şenol Güneş’i aldılar. Avrupa’daysa Ajax ve Udinese’de iş imkanı vardı, ama bu işlere başvurmadı bile. Sonra gözüne bir İspanyol takımı çarptı. LIGA BBVA’da (İspanyol İkinci Ligi), ligden çıkma yarışında olması beklenirken 18. sırada hüküm süren bir takım. Cádiz idi bu takım. Bu işe de başvuruldu, ve bir gün sonra kabul edildi.
Böylece Cem’in İspanya macerası başlamış oldu. Takım formsuz bir durumdaydı, İspanyol liglerindeki “Registration” (kaydettirme) sistemi nedeniyle hala daha stabil bir kadro kurulamamıştı. Kadroda fena oyuncular yok değildi, bir aralar revaçta olan Laurent Robert ve tecrübeli kaleci Pedro Contreras, kiralık olarak, takımdalardı. Cádiz, Copa del Rey’den (İspanya Kupası) elenmişti. Ligde de hiç iyi bir durum yoktu. Liderle puan farkı 11’di, ama takım alt sıralardan kurtulamıyordu.
Cádiz, istediğini alamıyordu. Cem’in İspanya kariyeri de çok başarılı gidecek gibi değildi, takım yenilgiler ve beraberlikler ile tutunmaya çalışıyordu. Bir ara, düşme potasına bile girdiler. Ancak, 6. sıradaki Las Palmas’a karşı alınan 3-0’lık rahat galibiyet, herkesi mutlu etmiş, umut aşılamıştı.
Bu maçtan sonra, takım istikrarlı bir şekilde bir maç kazanıp, bir maç kaybedecek şekilde oynamıştı. Lider Malaga’yı son dakika golüyle 2-1 yenmişlerdi, 2. sıradaki Sporting’e de 4-1 ile fark atmışlardı. Ama işler bu kadar iyi gitmiyordu. Sonuçta, lig sonuncusuna karşı bir galibiyet, lig birincisine karşı alınan bir galibiyetle eşdeğerdi. Orta sıralardaki, iddiasız takımlara karşı alınan gereksiz yenilgiler, yönetimin sabrını taşırdı.
Cemde İspanya’da mutlu değildi. Kendine yeni bir klüp arıyordu, ama onu kim alırdı ki?
Sporting maçından sonra, takım Hercules ile oynadı. Beraberlik, kazan-kaybet yerine kazan-berabere kal sistemine mi geçileceği sorularını getirdi akıllara. Ama öyle olmadı. Hercules maçından sonra, son sıradaki Numancia’ya 3-0 yenilinince, Cem’in de bileti kesildi.
Tekrar işsizdi. Çok başarılı bir kariyeri yoktu. Bırakmayı düşündü. Ama bırakamadı.
Cádiz’den ayrıldığında, 7,5 aylık kariyerinde sadece 7 galibiyeti vardı. 15 beraberlik ve 16 yenilgi almıştı.
Bir buçuk hafta işsiz kaldı. Sonra, düşük liglerden bir teklif geldi... Yepyeni bir macera başlıyordu Cem için.
Logged
Betrayal
Alpha Üyesi
«
Yanıt #265 :
23 Mart 2008, 12:31:39 »
Cem çok fazla macera yaşamış bir sezon içinde.
Güzel yazmışsın, bundan sonra gideceğin takımı ve o takımdaki kümede kalma mücadele hikayeni merakla bekliyorum.
Logged
Marquez
Alpha Üyesi
«
Yanıt #266 :
23 Mart 2008, 17:39:20 »
EDIT: Sağol Betrayal
İngiltere’den gelmişti bu teklif. Chester City adlı, adı sanı duyulmamış bir League 2 (aslında 4.lig) takımından. Buna bile şükretmek lazım diyerek hemen kabul etti teklifi Cem. Acaba İngiltere’de mutlu olabilecekmiydi?
Geldiğinde, 24 takımlı ligde Chester 22. sıradaydı. Puanlar çok yakındı, her hafta düşecek takım değişiyordu. Düşmemek için, Chester, Shrewsbury, Grimsby, Rochdale, Hereford ve Dag & Red takımları yarışıyordu. FA Cup, League Cup ve Johnstone’s Paint Trophy kupalarının hepsine havlu daha sezon başından atılmıştı.
Cem geldiği gibi yönetimden büyük bir klüple bağ kurulmasını istedi. Yönetim, Wigan ve Stoke’u sundu, Cem’de Wigan’ı tercih etti. Cem geldiğinde daha kiralık transfer zamanı bitmediği için, heryere birçok takviye yapıldı. En önemlileri Robbie Garrett ve Jamie Clarke oldu. Wigan ise, kiralık olarak Tomasz Kupisz ve Lewis Montrose’u gönderdi, ancak bu ikiside pek başarılı olamadı.
Geleneği bozmayarak, Chester’da Cádiz ve Kayserispor gibi kötü başladı. Cem ile birlikte olan 5 maçta gol atamadılar, sadece Mansfield ile 0-0 berabere kaldılar. Ama sıraları çok kaymamıştı, oynanan beş maçın dördü Play-Off zorlayan takımlarlaydı.
Sonra takım yavaş yavaş ısınmaya başladıysa da, geç oldu. Chester ciddi düşme tehlikesi geçiriyordu ve 24. lüğe, sonunculuğa düşmüştü. Rochdale ve Macclesfield ile 1-1 berabere kalındı. Bu iki maçtada, golü yeni kiralanan golcü Jamie Clarke attı, takmını kurtardı.
Biraz olsun, rahat nefes almış oldu. Ligin bitmesine 5 maç kala durum çok kritikti. Chester 22. sıradaydı, altında Hereford ve Grimsby birer puan geriden takip ediyorlardı. Chester’ın üzerindeyse, Rochdale ile Shrewsbury vardı. Düşme tehlikesi olan en durumdaki takım, Dag & Red ise bunların hepsinin üzerinde bulunuyordu ve işleri Chester’a nispeten kolaydı.
Chester’ın fikstür avantajı da bulunmaktaydı. Kalan ilk iki maç çok zor maçlardı ve 1 puan bile mucize sayılabilirdi, ancak diğer üç maç takıma çok avantaj kazandırıyordu. Bu maçların ilki, hemde deplasmanda, lig lideri Bradford ileydi.
Bradford daha 1. dakikada öne geçti. Zaten az sayıda olan Chester taraftarı, üzülmemeleri gerektiğini, bu adamların League 1 kalitesinde oynadıklarını düşünüyordu. Sonraysa... sahneye Jamie Clarke çıkmıştı. Bu mükemmel transfer, ardarda iki gol atıyor, Bradford’u şoke ediyordu. Chester almıştı üç puanı. Hiç beklenmeyen üç değerli puan!
Brentford’a karşı da 1-0 galip geldiler, bu sefer evlerinde. Takım rahatlamıştı, herkesin yüzü gülüyordu ve Cem, kariyeri boyunca ilk kez başarılı oldum diyebilecek konuma gelmişti. Ama daha dememesi gerekiyordu. Önünde daha üç maç vardı, ve bunların ikisi Grimsby ile Hereford ileydi. Bu sırada, Rochdale’in düşüşü de başlamıştı. Chester beraberliğinden beri, bir türlü dikişi tutturamamışlardı ve şu an Chester ile yer değiştirmişlerdi.
Chesterfield karşısında alınan beraberlik, kimseyi memnun etmese de, Rochdale ve Grimsby’nin yenilmesi bir parça da olsa huzur aşıladı.
Artık son iki maça girilmişti. Grimsby maçı deplasmandaydı. Eğer Chester kazanırsa, Grimsby’nin ligde kalma şansı kalmayacaktı. Blundell Park’ta, 14 derecelik bir havada oynanan maç, ligin kaderini belirleyecekti. Gecenin ve spot ışıklarının altında oynanan bu maçta, Jamie Clarke değil, Chris Holroyd adlı genç bir adam sahneye çıktı. Penaltıdan da olsa, takımına galibiyeti getirmişti. Artık Grimsby elenmiş, Blue Square Premier (5. Lig – eski adıyla Conference) yolunu tutmuştu.
Herşey son bir haftaya kalmıştı. İnanılmaz formda olan Chester ile birlikte, Shrewsbury ve Rochdale’nin de ligde kalacağı düşünülüyordu. Chester’a beraberlik yetsede, Hereford’un durumu tehlikeliydi. Rochdale’ye karşı averaj avantajları vardı var olmasına ama, aynı puandalardı ve Rochdale’nin alacağı tek bir puan Hereford’u da Blue Square Premier’e gönderebilirdi. Yenilirse Chester’ın bile düşme şansı bulunmaktaydı, işler inanılmaz karışıktı.
Kendi evi olan The Deva Stadium’da veda edecekti Chester sezona. Ligde kalma şansını da diğer takımlara bırakmak isteyen yoktu. Formdalardı, ve ligde kalmaları bekleniyordu. İşi de şansa bırakmadılar. Hereford’un sahadan silindiği, Jamie Clarke’ın iki gol atarak yıldızlaştığı maçta 3-0’lık bir galibiyet alıp ligde kalmayı garantilediler.
Bu yenilgiye rağmen, Herefordlular da mutlulardı. Çünkü Rochdale, Stockport maçından eli boş ayrılmıştı. Kazanması beklenirken, 1-0 yenilmişti. Böylece, Rochdale ve Grimsby ligden düştü.
Ve Cem, bu sezon ilk kez, gururla, ben bir şey başardım diyebiliyordu. O kadar hoş bir duyguydu ki...
Logged
Betrayal
Alpha Üyesi
«
Yanıt #267 :
23 Mart 2008, 17:53:30 »
Marquez, canımı çok fena FM çektirdin ya.
Hemen kurup İngiltere'de Premier Ligin bir altındaki ligden başlayacağım. (Championship miydi o ligin adı?)
Bu arada Chester City ile başarılarının devamını dilerim. Daha büyük takımların pilot takımı olursan çok daha iyi oyuncuları kiralarsın. Ben Piacenza'da iken Real Madrid'in pilot takımı olmuştum ve Guti, Diogo, Mata, Bueno gibi adamlar kiralık gelmişti.
Logged
AK_Lampard
Alpha Üyesi
«
Yanıt #268 :
23 Mart 2008, 19:20:18 »
ben de fm 2006'da bir ara barnsley'e takılıyordum. pek uzun süre oynamadım "barnsley" kaydımı. şimdi ise barnsley, kupada liverpool ve chelsea'yi eleyince yeniden onlarla oynayasım geldi
Logged
Marquez
Alpha Üyesi
«
Yanıt #269 :
23 Mart 2008, 22:42:40 »
Alıntı sahibi: Betrayal üzerinde 23 Mart 2008, 17:53:30
Marquez, canımı çok fena FM çektirdin ya.
Hemen kurup İngiltere'de Premier Ligin bir altındaki ligden başlayacağım. (Championship miydi o ligin adı?)
Bu arada Chester City ile başarılarının devamını dilerim. Daha büyük takımların pilot takımı olursan çok daha iyi oyuncuları kiralarsın. Ben Piacenza'da iken Real Madrid'in pilot takımı olmuştum ve Guti, Diogo, Mata, Bueno gibi adamlar kiralık gelmişti.
Evet, Championship'ti
Zaten bir kez daha denedim pilot takım olmayı, ama bu sefer isteyen klüp çıkmadı
Logged
Sayfa:
1
...
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
[
27
]
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
...
50
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Oyungezer
-----------------------------
=> Forum Kuralları ve Duyurular
=> Oyungezer Dergisi
=> Oyungezer DVD
=> Oyungezer Online
===> Rütbe muhabbetleri
=> Okur incelemeleri
=> Oyungezer Kampüsleri
-----------------------------
Sapphire Summer Games
-----------------------------
=> Sapphire Summer Games
-----------------------------
Oyunlar
-----------------------------
=> Aksiyon
===> GTA Serisi
===> Dövüş Oyunları
=> Strateji
===> Starcraft/Warcraft Serileri
===> C&C Serisi
===> Total War Serisi
=> Spor
===> PES Serisi
===> FIFA Serisi
=> Rol Yapma Oyunları
===> Elder Scrolls Serisi
=> First Person Shooter (FPS)
===> Half-Life, modları ve kardeşleri (TF2)
===> Doom/Quake Serisi
===> Crysis
===> Battlefield Serisi
===> Call of Duty Serisi
=> Yarış
===> NFS Serisi
=> Macera & Bulmaca
=> Simülasyon
===> Sim Oyunları
===> Menajerlik
=> Gariban Türler ve Türsüz Oyunlar
-----------------------------
Konsol
-----------------------------
=> Playstation
===> PSP
=> Nintendo
===> Nintendo DS ve Gameboy
=> Xbox
=> N-Gage ve Mobil
=> Emülasyon
-----------------------------
Oyun Sektörü
-----------------------------
=> Oyun Yapımı
=> Oyun Dünyası
=> Türkiye'de Oyun Sektörü
-----------------------------
Genel Tartışma
-----------------------------
=> Kendi Çalışmalarınız
===> Sevgili Günlük
===> Oyun İncelemeleri
=> Turnuva ve LAN Party'ler
===> İnternet Cafeler ve Sunucular
=> Komik Şeyler
=> Konu Dışı
===> Buluşmalar
===> Anketimsiler
=> Beneath The Ground
-----------------------------
Kültür & Sanat
-----------------------------
=> Anime, Manga
===> Cosplay
=> TV & Diziler
=> Müzik
===> Konserler
===> Oyungezer Radyosu
=> Kitap ve Dergiler
=> Sinema
=> FRP
===> Forum Oyunları
-----------------------------
Teknoloji
-----------------------------
=> Bilim & Teknoloji
=> Donanım
===> Donanım Sorunları
===> Ürün Tavsiyesi
=> Yazılım
===> Yazılım Sorunları
=> İnternet
-----------------------------
Devasa Online Oyunlar
-----------------------------
=> Diğer Online Oyunlar
===> Web Tabanlı Devasa Oyunlar
=> Star Wars: The Old Republic
=> World of Warcraft
===> WOW Oyungezer Guild'i
===> Yeni Başlayanlar
=> Warhammer Online
=> Age Of Conan: Hyborian Adventures
=> Lord of the Rings Online
=> Knight Online
=> Guild Wars
=> Silkroad Online
Yükleniyor...