efendim ben oyunun başındayım ama ben de fantasy draft olayına girdim. öylesi hakikaten daha zevkli, özellikle birkaç aydır ligi eskisi kadar takip etmeyince (ah pivot dergisi kapanalı aylar oldu, yerine başkasını almadım).
ben lakers'ı seçtim. normalde portland'a sempati duyarım esas ama baygınlık geldi, oyunlarda sürekli aynı takımı seçiyordum. kadroya şunları aldım, @marquez'le 3 adet piştimiz var

pg: derek fisher, roko leni ukiç, vasillis spanoulis
sg: kobe bryant, anthony parker
sf: hidayet türkoğlu, ersan ilyasova
pf: louis scola, robert horry
c: shaquille o'neal, radoslav nesteroviç, francisco elson
3 tane adam daha var ama zaten maçlarda 8-9 kişi anca kullandığımdan hatırlamıyorum heh heh. tüm rotasyonu kullanmayan koçlara kıl olurdum kendim yapmaya başladım

demek ki sliderlardan yorulma etkisini artırsam fena olmayacak. mesela kobe yorulmak bilmiyor maşallah.
ayrıca utanmasam rick fox'u da alacaktım kadroya

sliderları düzgün ayarlayınca hakikaten gerçek maçlardaki gibi istatistikler elde ediliyor. mesela bugün 48 dakika maç yaptım 96-94 müydü, 98-96 mıydı ne yendim. şut yüzdeleri, ribaundlar, asistler falan gayet normal görünüyordu. anormal olan şeyler derek fisher'ın 20 asist, rakip tony parker'ın 16 asist yapmasıydı. bir de 20 top çalmışım maçta, o abartı olmuş. iki takımın da faulleri tek başına 10'u geçmemiş, daha fazla faul çalınmalıydı.
böyle deneye yanıla, biraz da oyun alışkanlıklarına göre slider oynayınca çok gerçekçi bir oyun oluyor bu oyun. hele bir de antrenman bölümünde hücum setleri çalışılırsa ooh muazzam muazzam... şimdi pro zorluk seviyesindeyim, maçlar başa baş gidiyor, genellike 3. çeyrekte geri düşüyorum ama savunmayı sıkılaştırınca rakibi yakalıyorum. sonrası son 2 dakikadaki oyuna kalıyor (1 mağlubiyet aldım mesela öyle rakibe yetişmeme rağmen)