MGS4 - Guns of the Patriots
Sayfa: 1 ... 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 [54] 55 56 57 58 59 60 61
Yazdır
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Laçin Offline
Eski Forum
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıt #530 : 08 Temmuz 2008, 01:09:50 »

Ben metal gear'ı yerden yere vurmuştum oynanışıyla ilgili. Ancak sen metal gear'ın komple hikayesi için derin değil diyorsan(derin değilse sığdır anlamına gelir kardeşim. Ortası yok bunun) bence sana hitap etmediğindendir.

Ayrıca senin için "oyun". Yani senin düşüncen. Ben bunu söyleyebiliyorum. Ancak senin söylediğin "Hala koca oyuna film diyorsunuz ya..." söz, direkt olarak bizim düşüncemizi hiçe saymaktır. Pardon ama sen tek doğru bilgi kaynağı mısın?

Ayrıca ben sana boss'larda ve gameplay kısmında hak vermiştim. Wink Kim söylese hak veririm, dandik kardeşim; DANDİK!


Not: Neden derin olmadığını da açıklarsan seviniriz. Biz bazılarınız gibi gözler ve kulaklar kapalı okumuyoruz forumu Wink

Not2: Mgs hikayesi, insanı dumura uğratması bakımından, karakter backround'ları bakımından derindir. Üzerine derin diyebileceğimiz oyun azdır.

Not3: Mgs karakterlerinin hemen hemen hepsi araktır. O yüzden "Kojima You Suck!"

Not4: Mgs bir oyundur, ancak bazı arkadaşlar film yakıştırması yapıyorlar. Biraz gayret ederseniz anlamaya başlayacaksınız.
Logged
monstredeperfection Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #531 : 08 Temmuz 2008, 04:05:31 »

xaladin sana tek konuda cevap vericem 4.oyun niye yapıldı?kojima nın istegi üzerine mi yoksa hayranların isteği üzerine mi?oyunun sonunda herşeyi toparlamaya çalışmalaranın sebebi bunu bizim istememiz.okuduysan bilirsin stephen king in kara kulesinde bi sözü vardır sondan önce onu alıntılıcam sana.

Hikâyemi sonuna kadar anlattım ve tatmin olmuş durumdayım. Canavarlar, mucizeler ve oraya buraya-yapılan yolculuklarla dolu, sadece iyi bir Tanrı'nm sona saklayacağı türden (bunu garanti ederim) bir hikâyeydi. Artık durabilir, kalemimi bırakabilir ve yorgun elimi dinlendirebilirim (ama sonsuza kadar değil muhtemelen, hikâye anlatan ellerin kendi iradeleri ve sabırsızlanma gibi bir huyları vardır). Gözlerimi Orta-Dünya'ya ve Orta-Dünya'nın ötesinde yatan her şeye kapatabilirim. Ancak onlar olmadan hiçbir hikâyenin bir gün bile hayatta kalamayacağı kulakları sunan bazılarınız buna o kadar da istekli olmayacaktır. Sizler, daha önce kaç kez kanıtlanmış olsa da işin keyfinin varılan hedeften ziyade yolculuğun kendisinde olduğuna inanmayan, sonuca kilitlenmiş, acımasız insanlarsınız. Sizler, sevişmeyi sonunda gelen değersiz sıvıyla karıştıran talihsizlersiniz (ne de olsa orgazm, Tanrı'nm bize en azından o an için işimizin bittiğini ve uyumamız gerektiğini söylemesinin bir yoludur). Sizler, yorgun karakterlerin dinlenmek için gittiği Grey Havens'ı inkâr eden zalimlersiniz. Her şeyin nasıl sonlandığını görmek istediğinizi söylersiniz. Roland'ın peşinden Kule'ye girmek istediğinizi, parasını ödeyip izlemeye geldiğiniz gösterinin bu olduğunu söylersiniz.
Umarım çoğunuz daha farklı düşünüyordur. Daha iyisini istiyordur. Umarım sayfalan sona varana dek öğütmek için değil, hikâyeyi dinlemek için gelmişsinizdir. Sonu öğrenmek için tek yapmanız gereken son sayfayı açıp üzerinde yazanları okumak. Ama sonlar kalpsizdir. Bir son, hiçbir insanın (veya Manni'nin) açamayacağı kapalı bir kapıdır. Pek çok son yazdım ama bunun sebebi, her sabah yatak odamdan çıkmadan önce pantolonumu giyme sebebimle aynı... âdet yerini bulsun diye.
Sevgili Sadık Okuyucu, sana şunu söyleyeyim: Burada durabilirsin. Son anının Central Park'taki Eddie, Susannah ve Jake'in "What Child IsThis"i söyleyen çocuk korosunu dinlerken tekrar ilk kez bir araya gelişini görmek olmasına izin verebilirsin. Oy'un (muhtemelen uzun boyunlu, garip altın halkalı gözlere sahip bazen kulağa ürpertici şekilde konuşmay-mış gibi gelen tuhaf bir havlayışı olan bir köpek versiyonu) er ya da geç o resme dahil olacağını bilerek memnun olabilirsin. Bu çok güzel bir resim, değil mi? Bence öyle. Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar cümlesine oldukça yakın.
Devam edersen düş kırıklığına uğrayacağın muhakkak, belki kalbin bile kırılacaktır.işımle asılı tek bir anahtarım kaldı ve o da son kapıyı, üzerinde }@^5)J@( 1©^ olanı açıyor. Kapının gerisindekiler aşk hayatını güzelleştirmeyecek, başının kelleşen bölgesinde tekrar saç bitmesini sağlamayacak veya hayatına beş yıl eklemeyecek (beş dakika bile eklemeyecek). Mutlu son diye bir şey yoktur. "Bir zamanlar"la eşdeğer tek bir tanesine bile rastlamadım.
Sonlar acımasızdır.
Son, sadece elveda demenin bir başka yoludur.

mgs 4 ün çıkmasını zorla saglayan hayran kitlesi bu yukardaki tanıma uyan insanlardır.onlara kızmıyorum,onları anladıgımı da söyleyebilirim ama onlardan biri değilim.onları anlıyorum çünkü bu oyunu ilk çıktıgı gün alıp oynadım ama bu oyunu onların oynadıgı gibi oynamadım yavaş yavaş hazmede hazmede oynadım bitmemesi için kıvranarak oynadım.oyun odamda beklerken ben kafamda senaryoyla ilgili teoriler kurmayı seçtim onların oynadıgı gibi acaba snake ölücek mi ocelota ne olucak diye alıp oynamadım bu oyunu.ben bu oyunu hayalgücümle oynamayı sevdim...

savundugun bazı konularda haklısın ama bu oyunu kalpten seven insanlara,benim gibi insanlara haksızlık etme.
Logged
Treason for Dummies Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #532 : 08 Temmuz 2008, 04:49:29 »

savaş alanları cidden dandik geldi yalnız. hani böyle "a şehrinin başkanına suikast edip b'nin sevgisini, c'nin saygısını, d'nin küçüklerinin bayram harçlıklarını kazanma" muhabbeti yoktu. hatta oyun sizi militia'yı desteklemeye "zorluyordu".

boss savaşları da, ne yalan söyleyeyim, sırf "hadi bakalım güzel çizmişler mi beauty'leri" diye oynadım; ama üçüncü oyundaki gibi epic boss savaşları bekleyemezdik zaten. the sorrow, ocelot, the end. neydi o öyle be abi...

ayrıca

(derin değilse sığdır anlamına gelir kardeşim. Ortası yok bunun)

laçin ben battlestar galactica'nın üçüncü sezonundaki dandirik "lee, seni seviyorum ama arada tanrılara söz verdim, boşanamam." muhabbetini gerekli bulmadım, ama karakterlerin derinlik kazanması (biz sezona dolgu diyelim şimdilik) açısından hoşuma gitti. ortası varmış işte abi? yani o zaman "senaryo sığ" derdi adam. (ki bu lafımı alıntılayıp diyeceksin değil mi xaladin)

Ben metal gear'ı yerden yere vurmuştum

abi lütfen, oyunu evinde, doğru düzgün bir şekilde oynamadan yerden yere vurma lütfen. bu biraz başka birinin tabağındaki meyveli pastanın üstündeki üzümü yiyip "öghk üzüm çekirdekli sevmedim ben bunu" demeye benziyor.



Not2: Mgs hikayesi, insanı dumura uğratması bakımından, karakter backround'ları bakımından derindir. Üzerine derin diyebileceğimiz oyun azdır.

Not3: Mgs karakterlerinin hemen hemen hepsi araktır. O yüzden "Kojima You Suck!"


ikinci not için, dumur açısından bir şey diyemeyeceğim ama; hatunun birinin kardeşinin ağlamasını susturmak için onu boğması, arkasından da kamptaki bebekleri ağladıkları için teker teker katletmesi ne kadar derin onu anlayabilmiş değilim.

üçüncü not için de, mgs karakterleri nerelerden arak? sanırım bir yerlerde böyle bir makale vardı...

tüm bunların haricinde, ben bu oyunu, filmi, masaüstü frp'yi, kızmabiraderi, artık her ne diyorsanız beğendim. çünkü beğenmemek için kendimi çok kasmadım açıkçası. oturdum, iki günde bitirdim, ve bir daha geri dönmek de gelmedi içimden. ama pişman değilim başında harcadığım 22 saate.
« Son Düzenleme: 08 Temmuz 2008, 05:20:23 Gönderen: Treason for Dummies » Logged
canikoblivan Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #533 : 08 Temmuz 2008, 09:08:25 »

Daha fazla söze gerek yok zaten Xaladin arkadaşımızın lafı üzerine, kendisini pohpohlamak lazımmış, gazlamak lazımmış, öyle olunca hoşuna gidiyormuş. Gerisi anlamsızca tartışmak olacak burada.

Neyse herkes istediğini beğenir, istediğini beğenmez, benim düşüncemde MGS4 seriyi mükemmel bir başyapıtla bitirdi, serinin en iyi oyunu mu? Tabii ki de hayır ancak seriye konulabilecek en güzel sonu koydu.

Herkese iyi oyunlar.
Logged
unclefucka Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #534 : 08 Temmuz 2008, 09:47:54 »

Neyse herkes istediğini beğenir, istediğini beğenmez


alkışlamayayım da ne yapayım.özetlemiş adam.kimsenin zevki sorgulanamaz Smiley
Logged
Alpharius Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #535 : 08 Temmuz 2008, 12:24:26 »

Oyun hakkındaki öne çıkan eleştrilerden Boss'ların zayıflığına ben de katılıyorum. Öncelikle hiç birinde bir orjinallik bulamadım. Nerede The End, Sorrow, Vamp gibileri, öldürmek için farklı farklı yollar deneyebilmemiz.. Crying Wolf'u 30 saniye gibi bir sürede Solid Eye Night Vision ve RPG-7 yardımıyla öldürdüm, Octopus ve Raven da öyleydi. Bir tek Mantis'te biraz düşünmek gerekiyor. Ayrıca boss'ların geçmişi çok klişe olmuş ki hepsinin ki genel tema olarak aynı. Her boss'ta da aynı ölüm animasyonlarını ve kadınların aynı tarzda kendi kendine konuşmalarını ve cenin pozisyonlarına geçmeleri bayılttı beni. Mantisi yine ayrı tutuyorum biraz=)
Logged
defected Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #536 : 08 Temmuz 2008, 12:58:58 »

MGS 1'i, sonra 2'yi, sonra 3'ü de oynayıp bitirdiniz diyelim. 4'ü oynayıp bitirip bu oyun kötü diyorsanız sizinle tartışabilirim. Gerisi teferruattır.
Logged
Laçin Offline
Eski Forum
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıt #537 : 08 Temmuz 2008, 13:01:11 »

Treason for Dummies, abi şunu yapmayın. "Ben metal gear'ı yerden yere vurmuştum " kısmını alıyorsunuz "...oynanışıyla ilgili" kısmı atlıyorsunuz. DANDİK! evet, neden kabul etmiyorsunuz abi? Oynanış basbaya dandik.

"ikinci not için, dumur açısından bir şey diyemeyeceğim ama; hatunun birinin kardeşinin ağlamasını susturmak için onu boğması, arkasından da kamptaki bebekleri ağladıkları için teker teker katletmesi ne kadar derin onu anlayabilmiş değilim." Not: Akrabamda oyunu bitirdim, zaten onlarda kalıyordum Melek

Abi, kos koca oyundan iki tane kıytırık şey çıkartıp "bu mu derin?" demen bence çok yanlış olmuş. Siz hiç eski dergide, zamanında mega emin ustanın yazdığı "mg evreni" adlı yazıyı okudunuz mu? Okumadıysanız lütfen benimle özel mesaj yoluyla irtibata geçin. Wink


"üçüncü not için de, mgs karakterleri nerelerden arak? sanırım bir yerlerde böyle bir makale vardı..." Bu o yazıda belirtilmişti. İrtibaat...


Not: Treason for Dummies, abi ben metal gear 1'den(solid değil, nes'e çıkan 2 boyutlu seri) beri oynuyorum oyunu. Yani eskiyiz baya, ve hala idda edebiliyorum: Serinin kojima olmadan yapılan oyunları hariç, oynanış olarak en kötü oyun 4. oyundur! Bilmiyorum oynadınız mı diğer oyunları, ama oynamadıysanız oynayıp bi mukayese edinizi.

İyi günler dilerim.


Defected,

MGS 1'i, sonra 2'yi, sonra 3'ü de oynayıp bitirdiniz diyelim. 4'ü oynayıp bitirip bu oyun kötü diyorsanız sizinle tartışabilirim. Gerisi teferruattır.

Oyundaki sıralamanız öyle olursa maksimum tadı alamazsınız, eğer seriye baştan başlayacaksanız ve daha önce hiç mg oyunu oynamamışsanız. Smiley

Eğer hikaye için oyunu oynayacaksanız:
Mgs3
Mgs: Portable ops
Mg
Mg2
MGS
MGS2
MGS4 olmalı.

Zaten 2. oyun ile 4. oyun arasına 3. oyun sokulmamalı. Çok farklı dilimlerde geçiyor o oyun çünkü...
« Son Düzenleme: 20 Ağustos 2008, 21:30:03 Gönderen: a-smurf » Logged
sagopata Offline
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri
« Yanıt #538 : 08 Temmuz 2008, 13:11:30 »

laçin sen oyunu oynadın mı sadece videoları mı izledin
Logged
Laçin Offline
Eski Forum
Alpha Üyesi

Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıt #539 : 08 Temmuz 2008, 13:14:44 »

Oynadım, videolarını da izleyerek. Neden, ne oldu?
Logged
Sayfa: 1 ... 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 [54] 55 56 57 58 59 60 61
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com