Galiba şöyle bir değiştirme yapabiliriz şu ünlü lafın üstünde;
Remember, Remember the 25th of November, Epics, First Kills and Lifeless 25 raider.
şu adamlara no-life denmesi çok yanlış geliyor bana ya =) sonuçta adamlar bu işten takır takır para ve ün kazanıyorlar, yani hayatları yok değil, hayatları gayet meşru bir şekilde WoW oynamak. o yüzden şöyle değiştirelim biz o şiiri
remember, remember, the twenty-fifth of november the raider treason and plot i know of no reason why the raider treason should ever be forgot.
Sinemada Titanic'in erkek izleyiciler arasındaki ününe benzer bir eğilim NFS serisine uzun zamandır beri gösteriliyor oyuncular tarafından (aslında EA'nın uzun soluklu tüm serilerinde aynı şey geçerli). Bence kitlesel bir histeri bu, duygusal bir nostalji hissinden başka birşey değil. Bilmem kaç sene önce oynadıkları bir NFS oyunundan aldıkları hisleri almak istiyorlar, ki hayatın hiçbir alanında birşeyi ilk kez yaptığınız andaki hisleri daha sonra almanız mümkün değil maalesef. Bir de NFS: Porshce'nin en iyi NFS oyunu olduğu ile ilgili başka bir histeri daha vardır, onu saymıyorum bile. Ah be toplum, bir adam olamadın evladım. Hep yanlış yerlerde arıyorsun cevapları. Hele o GS'nin kullanıcı notunu 30 görünce iyice bir gülme geldi. Oyunun o kadar kötü olmasına imkan yok, zaten daha sonra baktım 6.0 diyor ortalama. Arada 1.0 veren süperzekalar yok değil.
Katılmıyorum hydra'cım, bence buradaki sorun serinin algılanışında değil, serinin bizzat kendisinde. İnsanlar yeni NFS oynarken eski tadları almaya çalışmıyorlar, sadece iyi bir yarış oyunu oynamaya umut ediyorlar. Bu dediğin şeyin yanlış olduğuna tüm kalbimle inanıyorum, zira bir serinin büyük oyunlarının ardından tekrar o derecede büyük oyunların çıkmasının oyuncudan çok yapımcıya bağlı olduğunun kanıtı sayılabilecek onlarca seri var, en büyük örneği de Zelda. Ben dahil birçok kişice dünyanın gelmiş geçmiş en iyi oyunu Ocarina of Time'dır, fakat ben içim rahat bir şekilde Wind Waker Ocarina'dan kötü diyemiyorum, Twilight Princess için de. Age of Empires III'ü Mythology kadar severim mesela, ki Mythology benim en sevdiğim oyunlardan biridir. EA'den örnek vermek gerekirse FIFA 07 benim 99'dan sonra oynadığım en iyi FIFA'dır, ama 2002-2003-2004-2005 FIFA'ları tek kelimeyle rezalettir gözümde. NFS'i UG2'den sonra oynamadım, fakat tüm kalbimle bunun felsefi bir husustan ziyade kötü yapımcılık olduğuna inanıyorum =)
Hangi hatayı düzeltmeye çalıştığın önemli... zira bazı "hataların", düzeltilmesi sadece o hatayı yapan şahsın haddidir diye düşünüyorum, o hatayı düzeltmeye çalışan tüm diğer insanlar da gözüme akıl almaz derecede kendini beğenmiş geliyor.
Vader öyle diyor, onu kabul ediyorum ama Luke da en azından "He hasn't. A Jedi master trained me. You didn't know that he lived. His name is Yoda!" gibi artistik bir cümle kurup hem milleti aydınlatmalı, hem de biraz Vader'ı korkutmalıydı.
Yani tam tartışmayı okumadım da, şöyle üç büyük yanlış çarptı gözüme eğer bu ESB'deki sahneyse.
1- Obi-Wan'da Jedi Master, hatırlarsanız RotS'de konseydeydi adam. 2- Luke'un Jedi Purge konusunda bir malumatı yok, yani Yoda'nın Vader'ı, Vader'ın Yoda'yı Klon Savaşları sırasında tanıyıp tanımadığını bilmediği gibi Vader'ın Purge'deki rolü hakkında bildiği tek şey Obi-Wan'ın ANH'teki "he helped the Empire hunt down the Jedi" lafı. 3- Luke'un söyleyebileceği hiçbir şey galaksinin en eli kanlı adamını korkutamaz. Yoda eğitmiş olsun Luke'u, aynı Anakin değil miydi Yoda'nın elinden geçen tüm Jedi konseyini katleden? Luke'un Yoda beni eğitti cümlesiyle başarabileceği tek şey Yoda'nın ölümünü yüzde yüz garantiye almaktır yani, olay bu.
Ki şöyle bir diyalog da vuku bulabilirdi o replik sonrası. L: "Beni Obi-Wan eğitmedi. Beni bir Jedi üstadı eğitti, ismi de Yoda!" V: "Beni de Yoda'ya beyzbol sopası gibi lightsaber sallamak suretiyle Yoda'yı senato deliklerinden fellik fellik bataklıklara kaçtıran adam eğitti. N'oldu kurudun kaldın bakıyorum?"
ama oyunu öğrendiğin anda oynamaya başlamış oluyorsun? Ondan bahsediyorsun dimi?
valla neltu ne oynuyor bilmiyorum ama ben tek kuralı olan bir oyun oynuyorum, o kural da the game'i hatırladığında the game'i kaybetmeyip benim oyunu kazanıyorsun. o yüzden, the game yani, kazandım, kaybettiniz.