Ayazağa başlığına pek rağbet yok bakıyorum da uzun zamandır. Acaba herhangi bir faaliyet yürütme planı yok mu? Bildiğim kadarıyla epey de bir İTÜ öğrencisi var OGZ'de. Ama başlık en alta düşmüş. İlginç...
Aylar sonra ilk mesajım bu defter. Yorucu bir teknik resim ödevi yapma seansından sonra, kafa dağıtmak için gireyim dedim ogz'ye. Ama sanki buralar biraz daha durgunlaşmış, daha bir ciddileşmiş. Ya da bana öyle geliyor olabilir tabii. Güzel ama... Sevdim bu halini de... 23:32
Akşamdan Sami Yen'de kalmamdan dolayı uykusuzluk, yaklaşık 15 saat önce yemek yememden dolayı açlık ve susuzluk ve diğer gruplarda bile deli gibi tepinmemden dolayı yorgunluk Metallica sahneye çıktığında tamamen kayboldu. Nasıl oldu bilmiyorum ama onlar çalarken hiç bir zorluk yaşamadım. Onların benim kalbimde çok büyük bir yeri var. Metallica da bu muhteşem performanslarıyla da beni ve diğer 50000 (tahminen) üzmedi. Bize yaşlanmadıklarını (James'in yüzü öyle söylemesede) altını çizerek gösterdiler. Seneye inşallah yine göreceğiz onları. Ama organizasyonu umarım başka bir şirket yürütür. Ben böyle rezalet görmedim. Bizim 1 gün öncesinden sahanın yanında yatmamıza rağmen, girişe 6 saat kala girişler burada olmayacak diye herkesi dışarı aldılar. Millet dayanamayıp tekrar içeri girdi. Sonra ben, arkadaşlarım ve diğer erkenciler de sinirlenip daldık tekrar bariyerlerden içeriye. Bu sefer: "Kapının girişine engel konulacak, sizi biraz geri alalım. Merak etmeyin ilk siz gireceksiniz" dediler. İyi dedik öndeki grup biraz daha geri çekildik. Sonrasında ne olduysa stadın dışındaki büyük sarı kapının kırılmasıyla oldu. Herkes giriş kapılarına doğru koştu. Biz de yerimizi kaptırmamak için oraya doğru koşmak zorunda kaldık. Bu sırada yine bir çok kiş bizi geçti. Ben de arkadaşlarımı kaybettim. Sonrasında 5 saatlik ayakta durma eziyeti başladı. Saat 15:00 gibi kapılar açılmaya başlandı. O sırada bir kaç adi (Başka bir laf kullanırdım ama forum adabına ters düşer.) kapının oradaki bariyerlerden içeri dalıp hemen içeriye girdi. Sonuç olarak saha içinin en önünden izlemem gereken konseri bir kaç metre geriden izledim. Organizatörlere sayısız küfür ettim (hatta bazen hep beraber ettik), Sword'a saygı duydum, Pentagram'a her zamankinin aynısı dedim, Down'a neredeyse Metallica kadar sahnede kaldığı için kıl oldum ve Metallica'ya şapka çıkartıp headbang yaptım. Bu güzel gece için çıldırmış saha içi seyircisine, muhteşem Meksika dalgaları için tribün seyircisine, bizi Onlar çıkana kadar sıkmadıkları için ön gruplara ve hayatımın en güzel bir kaç saatini yaşattığı METALLICA'ya sonsuz teşekkürler.
İTÜ Makina isteyenler, sonra teknik resim diye ağlamayın. "Acıyoooo!" naralarıyla dersten çıkmayın. Şaka bir yana 100. defa da olsa yine söylüyorum, İstanbul'da mühendislik istiyorsanız ve puanınız yetiyorsa İTÜ'yü gönül rahatlığıyla yazabilirsiniz. Not: Bu yazıyı yazdım ama tercih dönemi bitti mi onu da bilmiyorum aslında.
İnsanların hayatları boyunca ailelerinden, çevrelerinden gördükleri ve yaşadıkları şeylerin farklılıklarından dolayı bir kişi diğerinin yazdığını tamamiyle farklı bir şekilde algılayabiliyor. Bu din ve siyaset ağırlıklı başlıklarda daha yoğun yaşanıyor doğal olarak. Ama bu yanlış anlaşılma kısır döngüye girmiş bir tartışmaya dönüşüyor çoğunlukla. Ve önceki başlıklarda gördüğümüz üzere bazı şeyleri de alttan almakta zorlanabiliyoruz. Bu nedenle bu tip konuların hiç açılmaması ya da en azından daha özenli davranılması taraftarıyım.