Bazı gerçekleri görmek açısından herkesin izlemesi gereken iki belgesel; ancak büyük sorunları var, Addendum'u izlerken sonlarına doğru bu konuya "Bazı doğru şeyleri söylüyorlar ama çözüm önersi sunmuyorlar" yazacaktım ki çözüm önerilerini sunmaya başladılar ve bana "keşke sunmasalardı" dedirttiler. Bazı bankaları boykot ederek, internet sitesinde toplanarak barışçıl bir şekilde sistemi değiştirebileceklerine inanıyorlar, hem de tam da sistemin bunların olmaması için aldığı önlemleri anlattıktan sonra (militarizasyon vs). Materyalizmi ne anlamda kullandıklarını da anlamadım, adeta küfür olarak kullanıyorlar; ancak bir sitede toplanıp "devrim" yapma fikrini savunan bir belgeselin materyalizme bu saldırısını da normal karşılamak gerek. Zira sundukları çözüm önerisine ulaşma yolları maddi gerçekliklerden uzak ve idealist. Hatta bazı bankaları boykot edip diğer bankalara paramızı yatırmamızı önerdikleri bölüm bana ciddi ciddi bu belgeselin orada adı geçmeyen bankalar tarafından mı finanse edildiğini düşündürdü.
Bir diğer konu komünizme ve sosyalizme bakış açıları. Bu konuda tipik Amerikan görüşünden kopamadıklarını açıkça belli ediyorlar. Öncelikle faşizm, kapitalizm, komünizm ve sosyalizmin aynı tip sistemler olduğunu ve kar temelinde işlediği iddia ediliyor belgeselde. Bunu kanıtlamak için de Çin ve ABD'nin aynı derecede kapitalist olduğunu söylüyorlar. Bu kanıtın yanlış bir yanı yok. Ancak belgeseli hazırlayanlara göre Çin -bırakın sosyalisti- komünist bir ülke! Demek ki kapitalizmle komünizm aynı şeyin farklı versiyonları! Şimdi insana sormazlar mı: "Bu kadar araştırma yapıyorsun komünizmin tanımına wikipedia'dan bakamıyor musun?" diye. Yeni bir şey bulmuş gibi sunduğun çözüm olan The Venus Project'in komünizmde öngörülen sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz toplumdan ne farkı var? Belgesel burada kopuyor ve çözüm önerisini kendi kendine çürütüyor. Çözüm olarak sunduğu The Venus Project komünizmin öngördüğü tarzda bir sisteme sahip olduğu düşünülerse ve belgesele göre komünizm=kapitalizm olduğu dikkate alınılırsa, önerdikleri sistem kapitalizmin kendisi olmuyor mu?
Tabii Amerikada'ki "komünizm" kelimesine olan alerji göz önüne alındığında, komünizmi "komünizm" adını koymadan, farklı bir şekilde anlatmaya çalışıyorlarsa o başka.
Evet, Batman belediyesi broşür bassaydı forumda konu açılırdı kesin. Eğer ile ilgi çekmeyi amaçlayan bir hareketse oldukça başarılı olmuş. Eğer bu hareketi sanki ciddi yapılmış olarak gören ve "ehehe zalaklar, engilizce bilmiyorlar. Bi kerem batman yarasa adam demek hahaha" diyenler varsa, eh onları kendi haline bırakmakta yarar var.
Bu davanın ciddi ciddi "bizim ilimizin adını kullanıyorlar! Hülee" diye açılıyor mu sanıyorsunuz? Büyük ihtimalle şehre ilgi çekmek için yapılmış bir eylem. Bu tarz davalar özellikle ABD'de çok yaygın ama forumdaki profesörlerimiz nerede cehalet görse müdahale ediyor elbette ki. Takdire şayan bir davranış.
Yabancıların hoş karşılanmaması ayrı Erdoğan'ın gelişinde çıkan olayları "zaten hiçkimseyi hoş karşılamazlar, Erdoğan'da problem yok" şeklinde açıklamak ayrı. Ayrıca Şırnak, son günlerde "terörü lanetlemesi" dolayısıyla medyamızda oldukça övülen bir il değil miydi?
Hayır, niye gidemeyim onu anlamıyorum işte. "Tanıdığın olmadan gidemezsin" demek "her tanımadıkları kişiye taş atıyorlar" manasına gelmez mi? Çarpıtmış mı oluyorum bunu dile getirince?
Bu önlemlerin alınması anormal değil ama bu olayların sanki hiçbir nedeni, temeli yokmuş gibi birlerinin gazına yüklemek ya da oradaki insanları her tanımadıkları kişiye taş atan kişiler olarak göstermek mantıklı değil.
Bildiğim kadarıyla Ecevit bir dönem o illere gittiğinde kahraman gibi karşılanıyordu. Erdoğan bundan kısa bir süre önce içeklerle karşılanıyordu yine aynı illerde, o dönem bunları söylemiş olsan yadırgamazdım ama Erdoğan'a karşı tavrın bu kadar radikalce bir biçimde değiştiği dönemde hala Erdoğan'ı bu konuda takdir etmek ilginç geldi bana.
Benim Kürt halkıyla bir problemim yok, o yüzden gitmemde bir sakınca olacağını düşünmüyorum. Kaldı ki beni bırak Erdoğan bile Kürt sorunu konusunda diğer parti liderlerinden daha ılımlı görünmesi nedeniyle "Tek x Tek y Tek z" şeklindeki açık asimilasyoncu politikalarına rağmen sevgiyle karşılanıyordu bu illerde, artık o sevgi de kalmadı. Erdoğan ne diyordu seçim zamanı diğer parti liderlerine "Bakın ben geliyorum, siz gelemiyorsunuz" o zaman kısmen haklıydı. Şimdi ise gitmesi için nasıl önlemler alındığı düşünülürse matah bir iş yapmıyor, şu an yaptığı Deniz Baykal da Devlet Bahçeli de yapabilir.
Eee bunu sağlayan da bu güne kadar ki tecrit politikaları değilmi ? İşte zaten adam bunu o yada bu şekilde kırdı zaten çok koruma ile gitmiş gitmemiş sorun değil önemli olan başbakan düzeyinde ziyaret edilmiş olması.
Nasıl çok koruma ile gidip gitmemesi sorun değil? Bu kadar korumayla önceden de belirtildiği gibi herkes her yere gider. Bu, Tayyip Erdoğan'ın başarısı değil, Deniz Baykal da gidebilir böyle koruma tedbirleri alınırsa. Adam resmen Irak'a giden Bush gibi korunuyor. Erdoğan'ın bir şey kırdığı yok. Ondan önceki başbakanlardan birçoğu doğuya gitmişti. Erdoğan da gidiyor ama gittiğinde ortalık Filistin'e dönüyor. Bu mu tecriti kırmak?