Profili görüntülenen: Night Eagle
E-Posta
Şehir Eskişehir
Web sitesi griffinsfeather.blogspot.com
Gösterim 879
Üyelik Başlangıç Tarihi 08.10.2007 16:51:37
Son Ziyaret 08.01.2009 03:53:02
Arkadaşlar 64
Mesaj Sayısı 1927 (gün başına 4.217)
Night Eagle
 

Bilgiler

Doğum Tarihi: 21.07.1988
Şehir: Eskişehir
Okul: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Meslek / Şirket: Biyoloji bölümü
İlgi Alanları: Sinema, Bilimkurgu, Fantastik Kurgu, Fotoğrafçılık, Zooloji, Astrobiyoloji...
Sevdiğim Müzik / Sanatçılar: Doom / Gothic / Power / Progressive / Symphonic Metal, Alternative / Classic Rock, New Age, Celtic, World, Classical
Sevdiğim TV Yapımları: Battlestar Galactica, How I Met Your Mother, Scrubs, The Big Bang Theory, X-Files, Masters Of Horror, Masters of Science Fiction
Sevdiğim Filmler: Persona, Solaris, Oldboy, Fifth Element, Blade Runner, Memento, Donnie Darko, Star Wars, Sin City, Alien Quadrology, Kill Bill, V for Vendetta, Three Colors, Pirates of the Caribbean Trilogy, The Prestige, Das Boot, Pianist, Letters from Iwo Jima
Sevdiğim Kitaplar: 1984, Cesur Yeni Dünya, Cthulhu'nun Çağrısı, Silmarillion, Dune Mesihi...
Sevdiğim Evrenler: World Of Darkness, Forgotten Realms, Star Wars, Warhammer, Dune, Middle Earth
Sevdiğim Oyun Türleri: Aksiyon; Rol Yapma Oyunu; Strateji; FPS / TPS
Sahip Olduğum Platformlar: PC
Hobilerim: Deniz iguanalarının ön üyelerindeki üçüncü tırnaklarının fotoğrafını çekmek...
Fobiler: İguanaların hışmına uğramak.
Web sitesi: griffinsfeather.blogspot.com
Hakkımda: "...Her zaman gece gelirlerdi sizi almaya. Tutuklanmadan önce en doğrusu kendinizi öldürmekti. Kuşkusuz pek çok insan böyle yapmıştı. Ortadan yitmelerin çoğunluğu intiharlar sonucuydu. Ateşli silâhları, ani etkili kuvvetli zehirleri elde etmek olanaksız olduğundan intihar etmek için korkunç bir cesaret gerekiyordu. Korkunun ve acının biyolojik yararsızlığını düşündü. Fazladan çaba göstermek zorunda kaldığınızda, bedeniniz hareketsiz kalıveriyordu. Yeteri derecede hızlı davranmış olsaydı, kızı susturabilirdi. Ama tehlikenin büyüklüğü, eylem gücünü yitirmesine yol açmıştı. Korkulu anlarda, insan düşmana karşı değil, kendine karşı bir savaşım veriyordu gerçekte. Şimdi bile, cin içmiş olmasına karşın, midesindeki uyuşuk ağrı, yerinde düşünebilmesini engelliyordu. Savaş alanında, işkence odasında, batan bir gemide, uğruna savaşılanlar unutulur, çünkü bedeniniz tüm dünyanızı dolduracak kadar büyümüştür; korkudan felce uğramış ya da acıyla feryat ediyor olmanız bile hayat, açlığa soğuğa, uykusuzluğa, ekşiyen bir mideye ya da ağrıyan bir dişe karşı verilen savaşımdan başka bir şey değildir artık.
Günlüğünü açtı. Bir şeyler yazmalıydı. Ekrandaki kadın yeni bir şarkıya başlamıştı; sesi kırık cam parçaları gibi dolmaktaydı beynine. OBrienı düşünmeye çalıştı, günlüğünü OBriena yazıyordu, ama bunun yerine, Düşünce Polisi kendisini alıp götürdükten sonra olacakları düşünmeye başladı. Onu hemen öldürürlerse bir sorun yoktu. Ölmek kaçınılmaz bir sondu. Ama ölümden önce (kimse bunlardan söz etmezdi, ama herkes bilirdi), bir yığın itiraf evresinden geçmeniz gerekirdi; yerlerde sürünüp size acımaları için yalvarmalar, kırılan kemiklerin çatırtısı, dökülmüş dişler, üzerinde kanlar pıhtılaşmış saçlar. Sonuç değişmeyecek olduktan sonra, tüm bunlara katlanmanın ne gereği vardı? Neden hayatınızdan birkaç günü ya da haftayı kesip atmanız olası değildi? Kimse yakalanmaktan kurtulamazdı, suçlarını itiraf etmekten de. Eğer bir kez düşünce suçu işlemişseniz, belirli bir tarihte öleceğiniz kesindi. O halde neden hiçbir şeyi değiştirmeden bu korku içinize yerleşiyordu?
OBrienın imgesini kafasında canlandırabilmek için biraz daha çaba gösterdi. Karanlığın var olmadığı yer, gelecekti. Asla göremeyeceğimiz, ama bir gün geleceğini bildiğimiz ve hiç değilse düşsel olarak içinde yaşadığımız bir gün. Tele ekrandaki kulak tırmalayan ses, düşüncelerini sürdürmesini engelledi. Bir sigara aldı ağzına. Tütünün yarısı diline döküldü, ağzı tükürükle atılması güç bir tozla doldu. OBrienınkini silerek Büyük Biraderin görüntüsünü getirdi gözünün önüne. Birkaç gün önce yapmış olduğu gibi, cebinden bir teklik çıkararak baktı. Bu yüz sakin, koruyucu bir anlatımla kendisine dikmişti gözlerini; bu esmer bıyıkların gerisinde ne tür bir gülümseme gizlenmişti? Ağırlık veren o sözler canlandı yeniden kafasında:

SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
BİLGİSİZLİK KUVVETTİR

George Orwell, 1984

Arkadaşlar

Bağlantılar

BAĞLI DEĞİL coren
BAĞLI DEĞİL MassSoulCurse
BAĞLI DEĞİL LastLost
BAĞLI DEĞİL Guplan
BAĞLI DEĞİL ScarletBanShee
BAĞLI DEĞİL JacenSolo
BAĞLI DEĞİL Lightbringer Lord
BAĞLI DEĞİL iks
BAĞLI DEĞİL GuaRDiaN_FoR_ToDZa
BAĞLI DEĞİL wincih
BAĞLI DEĞİL iced
BAĞLI DEĞİL cikolatalikedi
BAĞLI DEĞİL Justerini
BAĞLI DEĞİL Elven_Archer
BAĞLI DEĞİL Scorpio
 
<< İlk < Önceki [1] 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Favorilerim

Hiç oyun bulunamadı

İncelemelerim

Henüz bir inceleme bulunmuyor

Son Mesajlar


Son Mesajlar
#1 Kültür & Sanat  /  Sinema  /  Ynt: Valkyrie Bugün 04:02:45
#2 Kültür & Sanat  /  Oyungezer Radyosu  /  Ynt: DJ Night - Twilight Watch Dün 14:37:37
#3 Kültür & Sanat  /  Oyungezer Radyosu  /  Ynt: DJ Night - Coming Soon Dün 14:11:31
#4 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: Masaüstünüz? Dün 07:01:50
#5 Kültür & Sanat  /  TV & Diziler  /  Ynt: Diziler ve Konuları (Spoiler yok) 06 Ocak 2009, 11:55:32
#6 Kültür & Sanat  /  Müzik  /  Ynt: 54. Eurovision şarkı yarışması (2009) 06 Ocak 2009, 11:37:30
#7 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: Kadınlar ve Erkekler 06 Ocak 2009, 11:25:32
#8 Teknoloji  /  İnternet  /  Ynt: Kullandığınız web tarayıcısı 06 Ocak 2009, 10:46:57
#9 Teknoloji  /  İnternet  /  Ynt: Favori 5 Siteniz? UUU BEYBİ 06 Ocak 2009, 04:29:01
#10 Kültür & Sanat  /  Müzik  /  Ynt: 54. Eurovision şarkı yarışması (2009) 05 Ocak 2009, 07:06:06