MetallicA, S.O.A.D., Dead Kennedys, Against All Authority, Anti Flag, Bad Religion, Crass, Iron Maiden, Bob Marley, Alice in Chains, Stone Temple Pilots, Danzig, Red Hot Chili Peppers, Soulfly, Pearl Jam, Sex Pistols, The Exploited, The Clash, The Faint,
Sevdiğim TV Yapımları:
Extreme Sports Channel
Sevdiğim Filmler:
Hair, V For Vendetta, The Matrix serisi, Some Kind Of Monster, 1984, Fight Club, Harry Potter serisi, Recep Ivedik, Kaplumbagalar da U?ar...
Sevdiğim Kitaplar:
Harry Potter serisi, Daragacinda Üç Fidan...
Sevdiğim Evrenler:
MK Realmleri...
Sevdiğim Oyun Türleri:
Aksiyon; Rol Yapma Oyunu; Strateji; Simülasyon; Yarış; Macera; Spor; FPS / TPS; Devasa Online; Platform
Bundan yaklaşık bir yıl önce gözüme bir oyun çarpmıştı. Guitar Hero III: Legends of Rock. Alsam mı almasam mı karar verememiştim, sonuçta bir oyun alma hakkım vardı. "Ne zararı olacak ki?" dedim, aldım. İyi ki de almışım. İncelemesini yazacak kadar seviyormuşum bu oyunu meğerse.
Guitar Hero serisi bildiğiniz üzere müzik oyunlarında bir devrim yarattı. İlk oyunu Gamespot'da E3 2005'in en iyi oyunu seçildi ve harika bir şarkı listesi vardı. İkinci oyun da gayet iyiydi, şarkı listesi iyice gelişmişti. Üçüncü oyun ise gerçekten harika bir oyun. Gerek eğlence yönüyle olsun, gerek şarkı listesiyle olsun...
Oyunun incelemesine "Oynanabilirlik" konusuyla başlamak güzel olur. Kötü haberi önce vermek lazım...
Oyun oynanabilirlik konusunda resmen dağılmış. Eğer Playstation'ın Controller'ıyla oynuyorsanız işiniz biraz zor olacak, çünkü ben öyle oynadım. Gitarıyla da oynamak kısmet oldu, ancak oyun oynanabilirlik konusunda biz oyuncular sıkıntılar yaşatmıyor değil. Özellikle "Expert" modunda oynamaya kalkanlara sabır diliyorum. Öyle zor ki, aklınız hayaliniz durur. Guitar Hero'nun ilk iki oyununa zor diyenler utansın diyorum.
Grafikler de oynanabilirlikten sonra en kötü eksisi Guitar Hero III'ün. Playstation 2'de grafikler gerçekten berbat. Ayrıca solist dışında diğer karakterler çok hantal, hiç hareket etmiyorlar.
Aslında hakkını yemeyelim karakterlerin, ancak Guitar Hero'daki o hareketlilikten sonra GH III'deki karakterler çok hantal geliyor insana.
Ama elemanlar enstrümanları çok gerçekçi çalıyor. Bateristin davullara ve zillere vuruşu, gitaristlerin hangi perdelere ne zaman basacağını bilmesi ve solistin ağzının şarkının sözlerine göre hareket etmesi bu oyunda tam yerine oturmuş diyebilirim. Bazen solist mikrofon başına biraz geç geliyor ama olsun =)
Gelelim oyunun hikayesine... Oyuna başlarken bir "hero" seçiyoruz ve gitarist arayan bir gruba başvurmaya gidiyoruz. Gruba alınıyoruz ve bahçe partilerinden, cehenneme kadar heryerde konser veriyoruz. Tabii Co-Op Career'de biraz değişiklik var. Ama oyundaki tüm şarkıları hilesiz bir şekilde açmak istiyorsanız Co-Op Career'i de bitirmeniz gerekiyor.
Oyunun şarkı listesi ise gerçekten harika. Sex Pistols'dan tutun, Dead Kennedys'e, Metallica'dan tutun, Slipknot'a kadar bir sürü efsanevi grup var. Ayrıca ekstra şarkılarda da In Flames'in "Take This Life" şarkısı ve Rise Against'in "Prayer Of Refugee" şarkısı var. Career'i bitirdiğimizde çalan DragonForce'un "Through the Fire and Flames" şarkısı da ayrı bir lezzet zaten...
Ama bazı kötü yanları da var tabii ki. AFI gibi bir emo grubun yerine Soundgarden olabilirdi. Ya da ne bileyim, Matchbook Romance gibi daha ismini yeni öğrendiğim bir grup yerine David Bowie olabilirdi. Bazı mantıksız seçimler dışında süper bir şarkı listesine sahip Guitar Hero III.
Playstation 2 artık pek göz önünde olmadığı için Activision oyunu biraz sallamış gibi geldi bana. PS2 versiyonunda Online modunun olmaması çok saçma olmuş bir kere. Herkes Metallica'nın "Death Magnetic" albümündeki şarkıları çalarken, benim gibi PS2 sahipleri Guitar Hero: World Tour'a para biriktirmek zorunda kalıyor.
Bazı "hero"lar gereksiz olmuş gibi geliyor bana. Oyunda metal veya rock müzikle alakası olmayan Midori diye bir tipin ne gereği vardı ki? Yani o karakterle Slayer veya Slipknot çalmak biraz saçma olmaz mı sizce?
Demek istediğim şudur ki, Guitar Hero III: Legends of Rock, gerçekten kaliteli bir yapım olmuş. Bazı gereksiz şarkılar ve "hero"lar, PS2'deki grafiklerin kötü olması ve PS2'de online modunun olmaması dışında, gerçekten güzel bir oyun. Bence kesinlikle koleksiyonunuzda bulunması gereken bir oyun. Activision ve Neversoft, yine birlikte harika bir iş çıkarmış. Zaten bu ikili birlikte olunca oyunları harika oluyor, iki şirketi de tebrik ediyorum.
Hmm... Valla söylediklerinde haklısın Yojimbo. Zaten şu sıralar toplanmalarına rağmen Zach "One Day As A Lion" adlı, kendi kurduğu grupta bir işler çeviriyor. http://www.myspace.com/onedayasalion adresinden bakabilirsin.
E Tom Morello'nun ne yaptığını söylemeye gerek yok. "Axis of Justice" var bir yandan, diğer yandan kendi solo albümü var. Yeni albümünü de çıkardı, ben çok beğendim.
Brad Wilk ve Tim Commerford'da ne olacak diye bekliyordur kanımca. Eğer grup tekrar birleşmeyecekse Brad ve Tim'e ben el koymayı planlıyorum
Ayrıca Zach'in dreadli haline dönmesini ben de istiyorum. Bonus olmamış yahu
Rage Against the Machine, ABD'li müzik grubu. Rage veya RATM olarak da bilinir. 1990 yılında Kaliforniya, ABD'de kurulmuştur. Elemanlar:
- Zack de la Rocha - solist
- Tom Morello - gitar
- Brad Wilk - davul
- Tim Commerford - bas
Grup 90`lı yıllarda başarılı olsa da 2000 yılının sonlarına doğru Zack de la Rocha`nın gruptan ayrılmasıyla dağıldı. Nu metal akımını derinden etkileyen RATM ayrıca radikal sol görüşleriyle de bilinir. Albüm kapaklarında, şarkı sözlerinde ve birçok söyleşide kendilerini ifade etmeye çalışırlar. Aktif olarak da politik gösterilerde yer aldılar.
De la Rocha'nın rap müziğinden etkilenmiş vokali (Public Enemy grubundan Chuck D. en çok etkileyen isimlerin başında gelir), Tom`un gitardaki ustalığı, Brad`in vurucu davulu yüksek sesli müziğin en önemli gruplarından biri haline gelmesini sağlamıştır.
GEÇMİŞİ
Rage Against the Machine, Zack de la Rocha`nın önceki grubu Inside Out`un parçasıdır. Grubun adı buradan gelmektedir. Grubun adu kapitalizme karşı olan öfkelerini simgeler.
Bu tepkiyle ortaya çıkan Rage`in Sony`e ait Epic Records`la anlaşması büyük tepki görmüştü. Grup da yaptığı açıklamada, "fazla kişiye ulaşmanın çok önemli olduğunu bunun da ancak gene kapitalist kanallarla yapılabileceğini" belirtmişti. Samimiyetlerini sorgulayan hayranları ise bu açıklamaya, "bunun bir bakıma doğru olduğunu, fakat satılan her Rage kopyasının bu şirketleri daha da güçlü hale getirdiği unutulmaması gerektiğini" belirterek cevap vermiştir.
İlk albümleri "Rage Against the Machine" 1992 yılında çıkmıştır. Bu albümden çıkan "Killing In The Name" çok sevilmiştir. Ayrıca ilginç bir olay da 1993 yılında yaşanmıştır. Philadelphia`da sahnede 15 dakika çıplak bir halde kalarak Parents Music Resource Center`ı ve sansürü protesto etmişlerdir.
Evil Empire 1996 yılında çıkmıştır. Beğenilen bir albüm olmasına rağmen, ilk albümü aşamadığı eleştirileri yoğundur. People of the Sun ve Bulls on Parade bu albümün popüler parçaları olmuşlardır.
The Battle Of Los Angeles 1999 yılında çıkmıştır. Bu albümde diğer albümleri gibi ilgiyle karşılanmıştır. Guerilla Radio da bu albümün hiti sayılabilir.
1999 yılında Matrix`in sonunda çalan Wake Up adlı parçada RATM`a aittir. Bu parçayla birlikte Rage dünya çapında iyice tanınmıştır. Ayrıca Calm like a bomb parçası da Matrix Reloaded`da kullanılmıştır.
Renegades , 2000 yılında çıkan bu albümde başkalarının şarkılarını yorumladılar. Devo ve Cypress Hill gibi grupların şarkıları yer alır. Cypress Hill parçası "How I could just kill a man" adlı parça da bu albümde yer alır.
Bu albüm piyasaya çıkmak üzereyken Zack de la Rocha gruptan ayrıldı. Ayrılma gerekçesi olarak, "karar alma mekanizmalarının tamamen çöktüğünü, politik ve sanatsal farklılıkların ortaya çıkmaya başladığını" gösterdi.
Daha sonra eski Soundgarden üyesi Chris Cornell geriye kalan RATM elemanlarıyla birlikte Audioslave`i kurdu. Audioslave'in Audioslave, Out of Exile ve Revelations adlı üç albümü bulunmaktadır. 2007 yılında solist Chris Cornell'in solo kariyer planlarını ve grupla bazı konularda yaşadıkları ayrıldıkların olduğunu söylerek grubun dağılmasına neden olmuştur.
Zack de la Rocha ise DJ Shadow`la birlikte "March of Death" adlı Irak Savaşı`nı protesto eden bir şarkı yaptı.Ayrıca Eylül 2004`de "We Want It All" adında bir parça daha piyasaya çıktı.
Grubun gitaristi Tom Morello, The Nightwatchman adıyla yeni bir albüm çıkardı. Albümünde kendi klasik gitar yeteneğini kullanarak yine kaliteli bir yapım oluşturdu.
Yine grubun gitaristi Tom Morello, Axis Of Justice adlı bir internet haberleşme sitesi ve seferberlik sitesi kurdu. Axis Of Justice'in başını Tom Morello ile beraber System Of A Down grubunun solisti Serj Tankian çekmektedir.
Grup bir çok sosyal ve siyasal sorunla ilgilenir. Şarkı sözlerinde, konserlerindeki söylemlerinde ve katıldıkları siyasi toplantılarda bu özelliklerini gösterirler. Grup sol siyasi görüşe sahiptir. Şarkılarında özellikle ABD'deki kapitalist sistem ve ABD Başkanı George W. Bush şiddetli şekilde eleştirilir. (Testify adlı şarkıda grup Al Gore ve Bush'un aslında farklı partilerde olmalarına rağmen aynı siyasal söylemlere sahip olduklarını savunur) Grubun adı da kapitalizme karşı olan öfkelerini simgeler.Bunun yanısıra Latin Amerika'daki gerilla hareketlerini destekleyen şarkıları bulunmaktadır.(Bombtrack adlı şarkıda Peru'da Peru Komünist Partisi'nin verdiği mücadele anlatılır) Solist de la Rocha özellikle EZLN örgütünün aktif destekçisidir. Grup ayrıca 1993 yılında ilginç bir eylem yapmıştır.Philadelphia`da sahnede 15 dakika çıplak bir halde kalarak ABD'de müzik piyasasını denetleyen Parents Music Resource Center`ı ve bu kurumun uyguladığı sansürü protesto etmişlerdir.Rage Against the Machine grubu ABD'de cinayetten suçlanarak ölüm cezasına çarptırılan Mumia Abu-Jamal'in idamına da karşı çıkmaktadır.
Stüdyo Albümleri
* 1992: Rage Against the Machine * 1996: Evil Empire * 1999: The Battle of Los Angeles * 2000: Renegades
Canlı Performans Albümleri
* 1998: Live & Rare * 2003: Live at the Grand Olympic Auditorium
Konser Kayıtları (Resmi)
* 1997: Rage Against the Machine * 1999: The Battle of Mexico City * 2003: Live at the Grand Olympic Auditorium Süper ötesi grup... Living Colour ve Rage Against the Machine hasta olduğum gruplar arasında şu sıralar... RATM'ın en çok sevdiğim şarkıları da No Shelter ve Settle For Nothing'dir. Tom Morello gibi gitarist Dünya'ya zor gelir...
Tanımayanlar var mıdır bilemiyorum ancak içinde "I!.. Am!.. Cult!.. Of!.. Per!.. Son!... A!.. Lity!.." lafları geçen "Cult Of Personality" şarkısının sahibi gruptur... Türkçesi Yaşayan Renk'tir. Funk Rock'ın öncülerindendir. (Diğerleri RHCP, RATM, Faith No More...)
Cult Of Personality dışında, Back In Black, Middle Man, Never Satisfied, Money Talks gibi birçok süper şarkıları vardır. Rock/metal tarihinin unutulmaması gereken gruplarındandır. Unutanı Jin çarpar, Jin'de Living Colour dinliyor demektir bu...