Profili görüntülenen: Dave Blake
E-Posta
Şehir İstanbul/ZEYTİNBURNU
Web sitesi
Gösterim 204
Üyelik Başlangıç Tarihi 05.10.2007 03:13:57
Son Ziyaret 08.01.2009 23:05:06
Arkadaşlar 3
Mesaj Sayısı 825 (gün başına 1.790)
Dave Blake
 

İletişim B.

MSN: hector2311@hotmail.com

Bilgiler

Doğum Tarihi: 18.03.1991
Şehir: İstanbul/ZEYTİNBURNU
Okul: Bakırköy Lisesi
Sevdiğim Müzik / Sanatçılar: Hayko Cepkin
Sevdiğim TV Yapımları: Avatar!!!!
Sevdiğim Evrenler: Tolkien
Sevdiğim Oyun Türleri: Rol Yapma Oyunu; Strateji; Yarış; FPS / TPS; Devasa Online
Sahip Olduğum Platformlar: PC; PS2

Arkadaşlar

Bağlantılar

BAĞLI DEĞİL manager80
BAĞLI DEĞİL mutluadige
BAĞLI DEĞİL sosyopat
 

Favorilerim

Hiç oyun bulunamadı

İncelemelerim

Dave Blake tarafından yazılan incelemeler

 Modern Savaşlarda Mermi Yakmak!,  Cumartesi, 01 Kasım 2008

Ortalama puan
9.4
Oynanabilirlik
9.0
Grafik
9.0
Eğlence
10.0
Ses
9.0
Hikâye
10.0
Helikopterden çıkan çelik sesinin yanı sıra gökyüzünü gündüzmüşçesine aydınlatan şimşeklerin sesiyle iyice gerilmiştim. İçten içe az sonra neler olabileceğini düşünüyordum. Cpt. Price ise benden daha düşünceli bir şekilde purosundan bir nefes çekiyordu. Tam bu sırada gemi uzaklarda gözüktü. Artık içimde gerilim değil, heyecan vardı. Cpt. Price purosunu denize fırlatıp maskesini takınca o anın geldiğini anlayıp maskemi kafama geçirdim. Herşey ani ve sessiz olmak zorundaydı. Tam bu sırada ipler sarkıtıldı ve güverteye indim. Yağmur damlalarının ıslattığı camların arkasında düşman askerleri duruyordu derken Cpt. Price ağzından iki kelime çıkıverdi; ''Weapons free!''. 2 saniye içerisinde içerdeki düşmanlar artık birer ölü oldu. Aşağı katta iniyorum. Koridorun sonunda sarhoş bir düşman daha. Hiç gözümü kırpmadan tetiğe basıyorum. Bir odadan içeri giriyorum. İçeride uyuyan 2 düşman daha. Silahımı ateşleyerek onları daha derin bir uykuya uğurluyorum. Bir kapıdan güverteye çıkıp ilerliyorum. Bu sırada Cpt. Price güvertedeki 2 kişiyi gösteriyor. 1-2 saniye içerisinde telsizden ''Enemy down'' mesajı geçiliyor. Biraz daha ilerleyince geminin kıç tarafına ulaşıyorum. Tam siper almış Cpt. Price işaret ettiği ikinci kata bakarken birden yere düşüyorum. Her şey bulanıklaşıyor, sesler kısılmaya başlıyor. Sonra checkpoint noktasından tekrar başlıyorum. Bir dakika checkpoint mi? Bir kaç saniye içinde beynim bu yaşadıklarımın sadece bir oyundan ibaret olduğunu hatırlıyor. Derin bir ''Oh'' çekerek arkama yaslanıyorum.

''GO GO GO''
Call Of Duty 4 beraber seriye yepyeni bir çehre kazanmış olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikle artık gına getiren 2. Dünya Savaşı'ndan çıkıp seriyi günümüz savaşlarına taşıyor. Bunu yaparken de karşımıza pek çok yenilikle beraber çıkıyor. Bunlardan en dikkat çekeni ise kesinlikle senaryo. Senaryo ve işleniş biçimi son derece kusursuz. Öyleki oyunu bitirdiğinizde adeta savaştan çıkmışa dönüyorsunuz. Infinity Ward ekibi de bu atmosferden çıkmamanız için bölüm yüklemelerine bile büyük bir özen göstermiş. Bu özenden oyunun eğitim bölümü de nasibini almış. Gelelim senaryoya. Oyunda aynı zamanda yaşayan 2 farklı karakteri canlandırıyoruz. Bunlardan biri İngiliz S.A.S komanda timi üyesi 'Soap' MacTavish, diğeri ise Sgt. Paul Jackson. MacTavish ile Kafkaslar'da Rus milliyetçilerle uğraşırken, Sgt. Paul Jackson ile Ortadoğu'nun altını üstüne getiriyoruz. Bu açıdan bakıldığında hikâye gayet basit görünse de, animasyonlar oyun içi konuşmalar gibi öğelerle daha bir karmaşık hal alıyor. Ama senaryonun sinemasal kurgulanışı sayesinde hemen olayları çözüyorsunuz.

Oyunda Sgt. Paul Jackson ile Ortadoğu'da tam bir keşmekeşin ortasındasınız. Bombalardan ve kurşunlardan nasibini görmüş evler, her taraftan uçuşan mermiler, patlamalar, bağrışlar... Son derece iyi betimlenmiş bir Ortadoğu atmosferinde hayatta kalmak için mücadele ediyorsunuz. Bu sadece sizin için değil silah arkadaşlarınız içinde geçerli. Böyle bir mücadele veriyorsunuz çünkü oyun Dünyayı Kurtaran Adam modunda ilerlemiyor. Çoğunlukla nasıl adam vuracağınızı değil iki metre ötedeki sipere nasıl geçeceğinizi düşünüyorsunuz. Ama Soap'u oynarken tüm bu düşüncelerden sıyrılıyoruz. Soap ile oynarken hızlı, attığını vuran ve acımasız bir karaktere bürünüyoruz. Tabi diğer tim üyelerinin de sizden aşağıya kalır yanı yok. Hatta çoğu zaman onlardan daha fazla adam vurmak için uğraşıyorsunuz.

Senaryoda ayrıca 1. tekil şahıs kamerasından şahit olduğumuz ve tek bir mermi dahi yakmadığımız bölümlerde bulunuyor. Bu bölümlerin amacı hikâyeyi detaylandırmak ve oyuncuyu oyuna adapte edebilmek. Ateş edemediğimiz için çaresiz sağa sola bakıp etrafta olan biteni seyrediyorsunuz. Çevrenizdeki animasyonlar o kadar gerçekçi ki bir an için oynadığınız karakterin yerine geçtiğinizde biraz sonra ölecek olmanın verdiği huzursuzluğu içinizde hissediyorsunuz. Bir özel bölüm daha var ki savaşın en acımasız yüzünü ortaya koyuyor.''Death From Above'' bölümünde insan vücudunun teknoloji karşısında olan çaresizliğine tanık oluyorsunuz. Bu bölümde AC-130U (C-130 kargo uçağının ağır silahlarla modifiye edilmiş hali.) tipi bir uçakta silah operatörünü canlandırıyoruz. Yapmamız gereken şey ise oldukça basit. Aşağıda bizden habersiz ve çaresiz durumda ki düşman askerlerinin üstüne mermi yağdırmak. Düşman askerlerine isabet eden her top mermisi ise onların çaresizliğine bir son veriyor.

''HOLD THİS POSITION''
Oyunda gerçekçilik hissini veren bir diğer etken ise karakter animasyonları. Daha birinci bölümde Cpt. Price'ı bir yandan purosunu içerken diğer yandan düşündüğünü gördüğünüzde ''Bir derdin mi var Price?'' diye sormak geliyor içinizden. Oyundaki "ragdoll" sistemi ise son derece güzel. İsabet eden her merminin düşmana gerçekten acı verdiği hissini uyandırıyor insanda. Bacağından vurulan düşmanlar yere düşerken birşeylere tutunmaya çalışıyor, ağır yaralı olanlar yerde sürünüp son bir gayretle sizi öldürmeye çalışıyor, vücudunun herhangi bir noktasına kurşun yiyenler silahlarını bırakıp iki eliyle kanayan bölgeyi tutuyor... Bu tip animasyonlar oyunun gerçekçiliğine çok büyük katkı sağlasa da bir yerden sonra sizi rahatsız etmeye başlıyor. Düşmanlardaki animasyonlar kadar sizde de bir o kadar gerçekçi animasyonlar var. Bunların en güzeli ise öldüğünüz anlarda karşınıza çıkıyor. Düşman tarafından gafil avlanıp 2-3 mermi yediğinizde vücudunuz birden yere düşüyor. Ekranın kenarlarında ani bir kırmızılaşma baş gösteriyor. Bu kırmızılaşmadan ekranın ortalarına doğru irili ufaklı damarlar uzanıyor. Tüm bunlar olup biterken görüntü bulanıklaşmaya başlıyor, sesler kısılıyor ama etrafınızda gerçekleşen olaylar hala devam ediyor. Böylece CoD4 size oldukça iyi kurgulanmış bir ölüm anı yaşatıyor. Sizin için hazırlanmış bir diğer güzel animasyon ise köpek saldırısı. Bir köpek üstünüze atladığı zaman doğru zamanda ''V'' tuşuna basamazsanız köpeğin sizden yağsız tarafından yarım kilo eti nasıl kopardığını görebiliyorsunuz.

Oyuna telsiz konuşmaları da ayrı bir hava katıyor. Daha birinci bölümde bunu rahatlıkla anlıyorsunuz. Konuşmalar o kadar gerçekçi ki oyunun atmosferine daha da bir yakınlaşmaya başlıyorsunuz. Üstelik bunlar öylesine konulmuş konuşmalar değil. Birçoğu size bölümlerde size kolaylık sağlıyor. Yakınınıza düşen bir el bombasından, çatıda bulunan bir RPG'li düşman askerinden bu konuşmalar sayesinde kurtuluyorsunuz çoğu zaman. Konuşmaların bir diğer bölümü ise size neyi yapıp neyi yapmayacağınızı anlatıyor. Özellikle Pripyat'ta geçen bölümde Cpt. Macmillan'nın söylediklerine kulak asmazsanız çoğu zaman hüsrana uğruyorsunuz.

''ENEMY DOWN''
CoD4'te bulunan yapay zekâ ise son derece kusursuz. Pusu kurabiliyor, iyi bir şekilde siper alabiliyor ve en önemlisi tam önünüze gelen el bombaları atabiliyorlar. Ne zaman ne yapacakları ise hiç belli olmuyor. Az önce tam karşınızda size el bombası atarken bölümü yeniden yükleyip aynı noktaya geldiğinizde saklandığı varilin arkasından silahını çıkararak size ateş edebiliyor. Özellikle en zor seviye olan Veteran seviyesinde düşmanlarınız o kadar akıllı davranıyorlar ki bir bölüme başlamanızla ölmeniz pek uzun sürmüyor. Bu durumlarda etrafınızı daha iyi gözetlemeniz, ani bir çatışma durumunda siper almak için yer aramanız gerekiyor.

Oyunda bölümlerden önce silah seçme şansınız olmasa da elinizdeki bir silahla yerdeki bir silahı değiştirebiliyorsunuz. Yalnız sadece 2 silah taşıyabildiğiniz için bu seçimlerde dikkatli olmanızda yarar var. Oyunu bitirdiğinizde ise Arcade Mod aktif hale geliyor. Bu modda bölümleri bitirmeniz için seçtiğiniz zorluk seviyesine göre belirli bir süre ve hak veriliyor. Düşmana isabet ettirdiğiniz her mermi için 10, kafadan vurduğunuz her düşman için ise 100 puan alıyorsunuz. Bölüm sonunda ise kalan süre, hak ve düşman vurarak kazandığınız puanlar toplanıp bir sıralama yapılıyor.

CoD4'ün çok oyunculu kısmı ise biraz sıkıntılı. Küçük haritalar, duvarlardan geçen mermiler, etraftan yağan el bombaları çoğu zaman canınızı yakıyor. Özellikle bir eve girip kendinizi güvende hissettiğiniz sırada arkanızı dayamış olduğunuz duvardan geçen mermi ölmenize sebep olabiliyor ki haritaların küçük olması sebebiyle bu durumla sıkça baş başa kalıyorsunuz.CoD4'te bir kaç çeşit çok oyunculu mod bulunuyor. Bulardan en revaçta olanları ise Domination ve Search And Destroy modları. Domination modu CoD2'deki çok oyunculu moda benzese de Search And Destroy modu ona hiç benzemiyor. CoD4 ile birlikte gelen bir diğer yenilik ise çok oyunculu modda karşımıza çıkıyor. Ne kadar çok düşman vurursanız o kadar deneyim puanı kazanıyor ve seviye atlıyorsunuz. Seviye atladıkça yeni silahlar, aparatlar ve ek yetenekler (perk) açılıyor. 50 kişinin oynadığı sunucularda perkler çok etkili olmasa da 15 kişinin oynadığı sunucularda hayati bir öneme sahipler.

''ROGER THAT''
CoD4 daha ilk videosu yayınlandığından beri bizi heyecanlandıran, yılın en iyi FPS oyunu olmaya aday olduğunu iddia eden bir oyun. Ancak kimse bu kadar iyi ve gerçekçi olacağını tahmin etmemişti. Eğer bu yazıyı okurken CoD4'ü hala oynamamışsanız gidip hemen bir tane alın. Eğer bitirdiyseniz birde Veteran zorluk seviyesinde sona ulaşmayı deneyin.

Artılar
-İyi kurgulanmış ve sinematik işlenmiş senaryo.
-Muhteşem ses ve grafikler.
-Oynayanı içine çeken animasyonlar.
-Düşük sistem gereksinimleri.

Eksiler
-Çok oyunculu modda haritalar çok küçük.
-50 oyuncu destekleyen sunucularda duvarlardan geçen mermiler çok can sıkıyor.
-Oyunu bitirince savaştan çıkmışa dönüyorsunuz.


<< Başa Dön < Önceki 1 Sonraki > Sona Git >>
Sonuçlar 1 - 1 Toplam: 1

Son Mesajlar


Son Mesajlar
#1 Genel Tartışma  /  Kendi Çalışmalarınız  /  Ynt: Ayrıntılı İnceleme Servisi Bugün 23:05:39
#2 Oyunlar  /  GTA Serisi  /  Ynt: GTA IV (PC) Bugün 22:26:44
#3 Genel Tartışma  /  Anketimsiler  /  Ynt: Ödev yapmadığınızda uydurduğunuz mazeretler Bugün 20:44:09
#4 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: İsrailin Gazzeye son saldırısı/Hamasın halt etmesi/Olanın sivillere olması...... Bugün 20:14:40
#5 Oyungezer  /  Oyungezer Online  /  Ynt: HD 4830 ödüllü anket hakkında Bugün 20:12:20
#6 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: İsrailin Gazzeye son saldırısı/Hamasın halt etmesi/Olanın sivillere olması...... Bugün 19:07:18
#7 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: İsrailin Gazzeye son saldırısı/Hamasın halt etmesi/Olanın sivillere olması...... Bugün 18:45:23
#8 Genel Tartışma  /  Konu Dışı  /  Ynt: İsrailin Gazzeye son saldırısı/Hamasın halt etmesi/Olanın sivillere olması...... Bugün 13:18:26
#9 Genel Tartışma  /  Komik Şeyler  /  Ynt: Kart yemiyen kullanıcılar Dün 21:22:45
#10 Genel Tartışma  /  Anketimsiler  /  Ynt: Nerede oturuyorsunuz? Dün 21:21:02