Koymuş olduğum videoda Sephiroth sağlam haraketler yapıyor, fakat biraz yavaş ve haraketlerinde artislik yapıcı bir kişiliği var maalesef. :)Tabii oyunda iyi oynamak çok önemli, strateji yapmak hayatınızı kurtarabiliyor. Sephiroth'un 3 metrelik kılıcıyla ani ve ölümcül saldırılar yapmak mümkün tabii ki.
Oyun Japonya'da zaten kapış kapış gidiyor ve Japonlar suyunu çıkarıyordur. Oyun Japonca olsada, biraz mantıkla çözmek kolay aslında, şahsen öyle yaptım ve Dissidia'yı epey çözdüm. Japonca falan faso fiso, kesinlikle deneyin derim, Dissidia için beklenmez arkadaş, o kadar diyorum.
Tabii ki oynayabiliyoruz, oyundaki olan karakterler hepsi oynanabilir. Dövüş videosunda Sephiroth görünüyor zaten, bana meydan okuyamasada, iyi karakterdir.
Oyunu bir kaç gün önce indirdim, çünkü bu oyun için çook bekliyordum. Tabii ki ingilizcesi geldiğinde orijinal alacağım kesinlikle. (en azından uğraşacağım) Öncelikle oyunun giriş videosu muhteşem hazırlanmış, oyunun 1.5gb'sinin 300 mb'si bu videoya harcanmıştır herhâlde. (Meşur başlangıç videosu: http://www.gametrailers.com/player/43917.html)
Her neyse, video bitti, kardeşimle wi-fi üzerinden oynamak için lan'ıda açtım ve menüler geldi, menü tasarımları şık olmuş ve kullanışlı. Menülerin üstüne geldiğimizde yanda resim olarak hangisi çoklu oyuncu, hangisi hikâye modu anlayabiliyoruz. Menülerde başlar da item ve "PP" ile ekstra çıkarma yeri kapalı. Her neyse biz direk atladık çoklu oyuncuya ve karakter seçme ekranı geldi önümüze, ilk başta 10 tane iyi karakterin olduğu oyunda, ilerde kötü tarafı "PP" puanları ile açmak mümkün oluyor. Savaşta tabii ki ben direk "Cloud'u" aldım, kardeşim ise Squall'ı ve muhteşem savaş başlamıştı.
Öncelikle görüntülerin muhteşem olduğunu söylemek isterim, bunun yanında oyun çok akıcı olmuş, animasyonlar süper, hiç bir kütük haraket yok. Bölümler küçük gibi görünsede, bazen savaşlarda düşmanın nereden çıkacağını saptamak dahi zor olabiliyor. Mekanlarda "Tony Hawk" vari kayacağımız farklı objelerin yanında, duvarlarda da yürümemiz mümkün oluyor. (üçgen tuşu) Oyundaki aksiyon hiç durmuyor ve hiç sıkmıyor. Bi kere insanın sevdiği karakteri yönlendirmesi, o oyuna bağlılığını üst düzey yapıyor ve her defasında ayrı zevk veriyor. Oyunda başlarda dövüş teknikleri az olsada, level atladıkca yeni haraketler çıkıyor. (karışık ve Japonca olması oralarda verimli olmamı engelledi biraz) Cidden haraket çeşitliği çok fazla ve o epey iyi karakter sayısı mevcut. Teknikleri vermemiz için "CP" denilen bir sistem var ve o limiti geçmeksizin teknikler koymamız mümkü oluyor. Teknikler sadece dövüş stillerinden ibaret değil, savaşlarda işe yarayacak, tekniklerde mevcut. (havada korunmak, düşmana direk uçmak gibi...) Oyunda sizle kapışıcak birini buldunuz mu, zevki cidden tavan yapıyor. Oyundaki vuruş hissi çok güzel verilmiş, düşmana vurduğunuzda bir de sütunlara (duvarlara, kayalara) çarpıp üstüne yıkılıyorsa, tam bir görsel şölen hâline geliyor. Yapımdaki müzikler çok çeşitli, epey müzik var ve yeni müziklerde açmamız mümkün. (hele "Cosmos" diye bir müzik var muhteşem) Müzikler "FF1'den" "F10'a" kadar var başta ve cidden eskileri dinlemek insana farklı bir ruh hâli veriyor. Oyunda Wi-fi üzerinden verdiğimiz savaşlarda, hangi müziğin çalacağına biz karar veriyoruz, bu süper bir özellik olmuş. Oyun cidden aşırı bağımlılık yapıyor, tabii yapay zekâya karşı bir süre ama eğer karşınızda kardeşiniz veya başka oyuna sahip olan kişi (ler) varsa sıkmıyor! Oyunun Japonca olmasından ötürü senaryosunu pek anlayamadım, zaten kapışmaktan senaryoya bakamadım neredeyse. Onu artık ingilizcesinde hâlledicez. Yinede biraz bakacak ve bitireceğim. Senaryo modunda önce "Warrior of Light" ile oyuna giriş yapıyoruz, açılış bölümlerini oynadıktan sonra, yine gaza gelinicek bir video çıkıyor. Daha sonra istediğimiz FF'den bir karakter seçmemiz sağlanıyor ve istediğimiz FF karakterleriyle oyunu bitirmemiz mümkün oluyor. Senaryo modunuda satranç vari yapmaları; hem dövüş sistemini detaylandırmak, hemde hafif RYO havası vermek için yapıldığı belli, gayet güzel sistem olmuş oda.
Oyunda online havası dahi var, daha çok web tabanlı. İkon seçebiliyoruz, lobby de odalara giriyoruz ve bir arkadaşımız da girdiğinde mücadeleler başlıyor. Bu olay muhteşem oyunda size özel birşeylerin olduğunu gösteriyor ve oyuna bağımlığımızı artırıp hırs yapmamızı sağlıyor. Gelelim sözün özüne; tam dediğim gibi, 21 yılın en büyük FF'si olmasıyla birlikte, beklentiler ve yapımcıların sözleri tamamen oyuna aktarılmış. RYO ile dövüş gibi uzak kavramları muhteşem bir biçim de harmanlamış Square Enix, oyunda çalışan herkese helâl olsun muhteşem bir eser çıkmış ortaya. Kesinlikle bekleyemeyenler bir baksın oyuna, ama ingilizcesi çıktığı vakit kesinlikle orijinal olarak arşivinizde bulunsun, çünkü hiç bitmeyecek soluksuz bir oyun Dissidia. Diyecek söz yok. Oyunu Japonca olmasından anlamam zor olsa bile bu kadar sardı, ingilizce nasıl olur kim bilir, bir de o var.
Oyunda Crisis Core ve diğer çoğu FF'den çok daha zevk aldım. (Cloud'u yönetebilmem de cabası ) Yapım cidden tüm dövüş oyunlarına fark atacak düzeyde. 'Oyun kesinlikle Japonya'da fena bir satış rakamıyla karşılaşacak.' Dissidia, FF XIII'lerin hepsini unutturdu, "ne FF XIII ne FFVXIII, tek gerçek... Dissidia". Der ve sözlerimi bitiririm
_Oyunda 2 karakterle senaryoyu bitirdiğiniz vakit, ekstra bölümü açılıyor. Oradan video çekmek dahil epey detaylara bakmanız mümkün (karakter açıklamaları, summonlar, müzikler, CGI/videolar vs.) Video çekmek epey detaylı, full detayda adeta HD kalite oluyor. (2 dakikalık video 600mb oldu, düşünün.) Ben uzun sürmesin diye en kalitesiz yaptım. Epey bilgilendirir diye düşünüyorum.
Tek başına PSP alma sebebi, hemde PS3 alma şansınız olsa dahi, yönünüzü PSP'ye çevirtecek kalitede.
Buda oyundan çekmiş olduğum bir video. (sırf upload için üye oldum bi siteye)
Kapak iyi güzel de, yıllardır beklenen ve büyük umutlarla beklenen; Fallout 3'ün kapak da olmasını beklerdim. Kapak güzel ona lafım yok ama dediğim gibi, Fallout 3'ün olmasını yeğlerdim.
Dergiyi daha almadım, bugün veya yarın elimde olur umarım.
Abi valla Eylül ayındaki G.İ.M muhteşem olmuştu. Başarılarınızın devamını dilerim. Bir insan bu kadar mı güzel saçmalar cidden. Bravo Göktuğ abi ve Konficyus. Bende şimdilik izlemiyorum spoiler olmasın diye. Kasım ayında tamamını izleyeceğim.
Bir kaç hafta önce almaya karar vermiştim. (daha doğrusu bir kaç hafta önce PSP alacağım parayı topladım.) Bu yeni model iyi oldu. Nasıl olsa bir kere alacağız aldım mı tam alalım bari. Görüntü kalitesi bayağı güçlendirilmiş ve artık güneşli mekanlarda da rahatca oynamak mümkün. (güzel özellikler. Aslında yeni modele göre yetersiz, 4000'de de bir yenilik getirirler satarlar.)
Elbet çıkacaktır. Belki 5 yıldan önce, belki sonra... 9 Ekim'de olacak olan TGS'de Remake'in duyurulma gibi bir ihtimalide var, fakat çok az bir ihtimal. Ama elbet çıkacak, buraya yazıyorum. 8)Oyunun ne kadar satacağını Square Enix (bu aralar iyice para göz oldular zaten) biliyordur heralde. Bunu dile getirmeye gerek bile yok.
Dissidia kötü olsa bile karakterlerinden en az 3 milyon satacak bir oyundur. Tabii kötü olmasını düşünemiyorum bile, dövüşler gayet güzeldi. Ayrıca karakterimizi geliştirip, eşyalar takmamız mümkün olacak. Yani oyun genel de dövüş oyunu olsada RPG öğelerini kaybetmeyecek. Bu arada oyun, 18 Aralık 2008'de Japonya'ya çıkacak. Avrupa'ya gelmesi 1 yıl sürer en az.
FF7 Remake istenmez mi? Valla Advent Children grafiklerinde insan ister istemez o dünyada olmak istiyor. Sesli konuşma kesin olacak ve Advent'de seslendiren adam Cloud'u seslendirecek büyük ihtimal. Tabii şu an FF7 Remake için konuşmamız çok erken, çünkü oyunun çıkmasına en az 3 yıl var.