Bak bugün bu olay olunca içimden geçirdim 'bunu yazacağım' diye, hemen yazıma onunla başlıyorum.
Sevgili okulun karşısındaki marketin içindeki saçları jöleli ve gözlüklü adam, senden gerçekten nefret etmeye başladım.
Bugün gene senden bir Damak, bir çubuk kraker ve 1.5 litrelik su aldım.Kontör istedim, 'yok' dedin.
Parayı verdim sana, ve biraz daha pahalıya satıyorsun her şeyi, biliyorum çünkü tam okulun karşısındasın ve okul İzmir Ekonomi Üniversitesi. Sen ise nispeten iyi gelirli annelere babalara sahip öğrencilerden fazladan 2-3 lira almayı seviyorsun.
Bak ben buna bir şey demiyorum, olur bu, ticaret micaret falan kazık mazık...
Yok, benim sinir olduğum şey neredeyse her akşam oraya uğramama rağmen bir kez bile sana 'iyi geceler' veya 'iki akşamlar' dedikten sonra bir karşılık alamamış olmam.
Susuyorsun.
Pis insan.
Bir insanın yüzüne onu zerre umursamadığın, onu sadece para basan bir meta olarak gördüğün ancak bu kadar iyi anlatılır sanırım.
Hatta dikkat ettim, yüzüme bile bakmıyorsun.
Susuyorsun öyle.
Bende her seferinde 'iyi akşamlar' veya 'iyi geceler' diyorum.
Tamam artık umrumda değilsin, sana söylemek istediklerimi söyledim, iyi geldi.
Şimdi o adamdan aldığım çubuk krakeri yiyorum.
Ne kadar komik değil mi?
...
Şey var bir de, şimdi Creator yazmıştı geçen oradan aklıma geldi bak anlatayım.
Şimdi ben yaklaşık 1 sene kadar Ankara'da Meteoroloji diye bir semtte kaldım.
Böyle Ankamall diye saçma isimli bir AVM var, oraya yakın.
Ama çok küçüktüm, Isviçre'ye gitmeden önce mecburen Türkiye'de okumam gerekiyormuş falan. Orada Fevçi Çakmak ilkokulu vardı, orada okuduydum işte birkaç ay.
Evimizde okulun karşısındaydı hemen. Hatta şey ahah bak o zaman sabahcı öğlenci falan vardı dedem beni öğlenci yazdırmıştı çünkü sabahları kalkmamı istememişti falan.
Süperdi dedem ya.
Neyse, işte bak yan binanın yanında bir kırtasiye vardı birde mesela, en son 2 sene önce oraya gitmiştim oradaydı hala, çok garipti ya, hala kalem silgi falan satıyor o amca, benim gibi kimbilir kaç öğrenci geçti oradan..
Dur gene saptık, hah şey şimdi hani böyle civciv satan elemanlar oluyordu ya o zamanlar, belki hala oluyor bilmiyorum, neyse, neyse işte ben allem etmiştim kallem etmiştim 3 tane ya da 4 tane almıştık.
1 tanesi hastalanıp ölmüştü direk, diğeri de ölmüştü, öbürüde ölmüştü ama neden hatırlamıyorum..
Ya o civcivler neden ölmüştü gerçekten? Hasta olanları falanmı satıyorlardı?
Neyse işte, bir tane kalmıştı en son.
Ölmedi o.
Büyüdü, horoz oldu.
Bildiğin horoz.
Evin altında ötüyordu manyak manyak.
Sonra şey oldu, şikayet geldi kestiler sanırım emin değilim...
Ama bana 'köpekler parçaladı' demişlerdi.
Yalana bakarmısın. Gerçek hikayeden daha korkunç ya. Bende durmuştum, böyle 1 saat düşünmüştüm bu olayı.
Köpekler neden parçalardı ki horozları öyle?
Horoz onlara ne yapmıştı?
Hem parçalamaktan kasıt böyle parçalara ayırmakmıydı?
Horozun canı yanardı galiba o zaman ya...
Anneme sormuştum, 'bilmiyorum' demişti.
'Ama anne, hani anneler her şeyi bilirlerdi?' diye sormuştum, onada cevap vermemişti.
Çok kolaymış beni kandırmak ya.
Bak Brezilya'da mesela ben çok küçüktüm, ya 4 ya da 5 işte, 6 da olabilir, neyse beni yıkamak için banyoya sokarlardı falan.
Çıkınca odaya girerdim işte, ablamlar ölü taklidi yaparlardı, hareket etmezlerdi falan.
Ben de uyansınlar diye dürterdim, sonra onlar tepki vermeyince korkup ağlamaya başlardım 'Abyamyay öydüüü' diye.
Hemen dolabı açıp kıyafetlerimi üstlerine örterdim.
Amaç bu durumu saklamak.
Ehehe ne zekiymişim ya.
Sonrada onlar aniden zıplarlardı gülerek, bende sarılıp ağlardım biraz daha.
Sadist ablalar.
Ehehe seviyorum ama onları çok

Bugünlük bu kadar falan.
Creator'un anısı çok hoşuma gitti bu arada.
Ha birde bak şimdi ben böyle Creator'u böyle bir paragraf yazmaya teşvik ettim falan ya...
Çok mutlu etti bu beni ya. Neden bilmiyorum.
Belki kaale alındığım içindir, belki de işte en başta yazdığım ve yaptırmaya çalıştığım şeyi başardığım içindir..
Belki de bla bla bla...
*Aniden sırtını dönüp kendi kendisine konuşmaya başlar ve küçük adımlar atarak uzaklaşır*