Pasifik savaşını her zaman daha çok sevmişimdir. Bunda Windtalkers ve Flags of our Fathers'ın etkisi büyük elbette. "Banzai!"leri, bubi tuzaklarını, ormanları, süngüleri, alev atarları... kısacası amerika-japon savaşını, artık suyu çıkmış amerika-almanya savaşından daha çok severim.
pasific assault, bir hayal kırıklığıydı. gerçekçi olmaya kasmaktan oyun olmayı, etkileyici olmayı unutmuştu. o yüzden sağlam bir pasifik saldırısına hasret kalmıştık.
world at war burada devreye giriyor.
daha ikinci bölümü bitirdim, fakat şimdiye kadarki tüm codlardan çok daha eğlendim ve etkilendim. sahile ilk çıkış, ormanın yanıp kül olması ve sonrasındaki manzara, roket saldırıları, inanılmaz derecede gerçekçi olan süngü kapışmaları...
ayrıca cod serisi her zaman savaşı minimum kanla anlatmış, asla vahşete kaçmamıştır. world at war, bu geleneği bozarak savaşı bu sefer tüm gerçekçiliği ile önümüze sunuyor.
WaW, son zamanlarda oynadığım en etkileyici oyunlardan biri olmuş ve cod4'ü bir sonraki seviyeye taşımış. grafikler, seslendirmeler, aksiyon, gerçekçilik ve daha pek çok özelliği alıp geliştirmiş. ne yazıkki senaryo eksik; ama kadı kızıdır cod'um benim.

BANZAI!!!