Sonunda Antalya'ya gelip banyo yapıp(5 günün ardından), yemek yiyip pc'nin başına geçebildim. Öncelikle şunu söyleyeyim benim için bayağı güzel bir tecrübe oldu. Ta Antalya'dan kalkıp bir arkadaşla gelip 3 gün burda geçirmek cidden cesaret istiyordu biraz. İyi de oldu çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Özellikle son gün o kadar çok eğlenceliydi ki ayrıntıları aşağı yazacağım.

Öncelikle burdan fafi'ye elindeki fazla biletiği sattığı için

, reborn'a bize her gün eşlik ettiği için teşekkür ederim. Keşke Volkan ve Göker abiyle de tanışabilseydim ama göremedim onları.
Benim ilk Opeth konserim ve Opeth'i çok sevdiğim için cuma akşamı çok güzeldi benim için. Gayet güzel bir playlist'le çıktılar bence. Ama Isolation Years ve Deliverance çalsalardı mükemmel olurdu. Evet bu arada deli gibi Isolation Years diye bağıran bendim.

İkinci gün daha sabahtan çok güzel bir gün olacağını belli ediyordu. Sırasıyla Malt, Orphaned Land, Pentagram, Testament çıktı. Malt oldukça iyiydi. Metallca cover'ı değil de Motörhead cover'ı bayağı şaşırttı beni. Çok güzel de çaldılar. Burdan Cenk Bey'i ve diğer arkadaşları kutlarım. Benim ilk Orphaned Land konserimdi ve anladım ki adamlar resmen Türkleşme yolunda bayağı ilerlemişler

Forma ve atkılarla çıktılar. Hepimizin yüzünde koca bir tebessüm bıraktılar. Harika bir performans sergilediler. Parkorman sallandı desem abartmış olmam. Evet binlerce kişi aynı anda zıplıyordu O.L'de. Bayağı eğlendiğimi söylemeliyim. Pentagram ise bilindik Pentagramdı. Onlar da bayağı iyiydiler. Fly forever veya Vita es Morte çalmalarını beklerdim ama her zamanki gibi sadece beklemekle kaldım. Ve Testament... Evet itiraf edeyim daha önce pek Testament dinlememiştim. Çok yakından olmasa da bu sefer, onları da izledik dinledik. Cidden harika bir performans gösterdiler. Herkes onları dinliyor, kafa sallıyordu. O görüntü cidden harikaydı. Bir ara önlerde kenarda onları izlerken Alex ile göz göze geldik. Herkes coşarken bize "siz niye coşmuyorsunuz?" tipinde bir bakış attı. Tanımadığım bu adam beni deli gibi heyecanlandırdı böyle yapınca. O anda gaza geldik biz de kafa sallamaya başladık. Bayağı eğlendik. Alex'in seyirciyle etkileşimi cidden festivaldeki tüm sanatçılardan fazlaydı. Artık ben de Testament dinlemeye başlıyorum.

Ve 3. gün geldi... Sabah kalktığımızda hiç olmadığı kadar boynumuz ağrıyordu. O kadar mükemmel grubu art arda tek güne koymak cidden sağlımızı bozdu

Akşama doğru hafif geçer gibi oldu derken ve sahneye Dark Tranquillity çıktı!!! Opeth kadar en az dt'de de çok heyecanlandım. Kalbim küt küt atıyordu ve bu sefer her zamankinden de önlerdeydik. Herkes omuz omuza vermiş headbang yapıyordu. Hiç tanımadığım adamlarla omuz omuza verip 40 yıllık arkadaşmışız gibi delicesine kafa salladık. Misery's Crown ve Lethe'de boğazım patlayana kadar eşlik ettim. Artık sonlarına doğru Mikael bis yapmayı sevmediklerini bunun aptalca birşey olduğunu söyledi ve bitirdiler. Artık yorgunluktan nefes alacak halimiz yoktu direk çimlere attık kendimizi. Sonra kamp alanına gittik...
Ve işte o muazzam gecenin başlangıç noktası. İtiraf ediyorum aslında o olayların başlamasında bizim de biraz katkımız vardı

Olay aslında şöyle gerçekleşti... (görüntü burda bulanır...) Yanımızdaki büyük çadırda bulunan 10 kişilik dünyanın en geyik insanları son gün çıkan Moribund Oblivion adlı Türk Black Metal grubunun o gün çaldıkları "Kayboldum" adlı parçasını dalga geçermişcesine söylemeye başladılar böğürerek. Bayağı komik söylüyorlardı sonra biz de eşlik ettik 2 arkadaş. Sonra yavaş yavaş sesler yükselmeye başladı. Millet kendi kendine böğürmeye başladı. O ara bizim kamp alanının ışığı söndü. "Işığı açın" diye böğürmeler gelmeye başladı. Herkes kafasına göre böğürüyordu artık. Bu çığırma olayı tüm kamp alanına dağıldı. Sonra bizim kamp alanından gene aynı grup aşağı doğru yürümeye başladı ve gittikce sayıları artmaya başladı. Artık iş ne olduysa o andan sonra bir protesto gösterisine dönüştü. Ama geyik bir gösteriydi. Sonraki birkaç saat boyunca bayağı geyik döndü. Görevliler, güvenlik ve sonra polis falan geldi. Ama nafile en son polise "emo polis" diye tezahürat atmaya başladılar

Polisler bişey çakamadı. Artık olay öyle bi noktaya geldi ki en son "s.çma" eylemi üzerinden binlerce geyik döndü. Orda olmayanlar ordaki ortamı asla anlayamaz.

Cidden harika bir geceydi. Unirock fest diyince aklıma ilk gelecek olan şeylerden biri de bu olay olacak

En son tuvalet kağıtlarıyla ağaçlara ağ örmek ve prezervatifleri balon gibi şişirmek geyiğin son noktasıydı. Süper bir geceydi. Fotoğraflar var ama şuan bende değil arkadaşta, alınca buraya da koyarım

Genel olarak özetlersek (farkındayım fazlasıyla uzun oldu ama o kadar şeyi sığdırmak cidden zor) güzel bir festivaldi. Kötü yanları olarak fahiş fiyatlar(33cl'lik bira 6ytl, 4-7ytl arası dandik sandviçler...) ve dışarı çıkamama olayı idi. Her şey daha fazla para kazanmak, daha fazla gelenleri soymak için planlanmıştı sanki. Bir de şöyle bir olay vardı. Güvenlikçiler gelenlerin çoğunu "işe yaramaz, pis insanlar" gibi görüyordu sanki. O da sinir bozucuydu.
Organizatörleri tebrik etmek istediğim noktalar ise, her şey temiz sayılırdı. Sürekli bir temizlik vardı zaten. Konser sırasında temizlik yapan amcanın yüz ifadesi görülmeye değerdi cidden. Ayırca gruplar da tam vakitlerinde çıktılar. Öyle aşırı bir gecikme olmadı. Ses sistemi de iyi gibiydi ama biraz daha iyi olabilirdi.
Neyse herşeyiyle güzel bir festivaldi. Sonuna kadar değdi diyebilirim. Unutamayacağım tecrübe yaşattı. Neyse gaçhayım ben artık